Bir Dostu Anarken
Bir Dostu Anarken
Ali berxecan(kutlu)
Sene yetmişdokuz, Fransa’ya gelişimin ikinci yılı, dil bilmiyorum, kimseyi tanımıyorum, yani insan ilişkilerim çok sınırlı. Bulunduğum bölgede çok az sayıda Türkiye’li vardı. Türkiye’deki gelişmelerden uzak, bunalmış durumdaydım. Bulunduğum bölgede Türkiye’li işçiler arasında siyasi faaliyet yürüten Yozgatlı bir arkadaşla tanıştım, Mustafa Avcı, Partizan taraftarıydı. Bir kaç yıl önce o da bu vefasız dünyadan göçtü, çok değerli bir insandı. Mustafa'nın, Paris’te arkadaşları tarafından düzenlemiş olan siyasi bir toplantıya gitmesi gerekiyordu. Bu fırsattan yararlanarak ben de kendisiyle Paris’e gitmeyi teklif ettim. Bu sayede arkadaşlarımla tanışacağımı düşünerek, bu teklifimi kendisine açıkladığımda o bana bir kaç taraftarımızın olduğunu, fakat bunlarla anlaşamıyacağımı ima etti. Ben yine de Paris’e gidip arkadaşalarla tanışmakta ısrar ettim. Bir gün trene atladık ve Paris’e gittik.
O dönemde, Paris’in St Michel semtinde « Quartier Latin » kirasını Türk Devletinin ödediği Nihat Erimler'in kurmuş olduğu öğrenci derneği vardı ve biz derneğe gittik. Derneğe girdiğimizde içeri tıklım tıklım doluydu, Türkiye siyasi gündemi üzerine ateşli bir tartışma vardı. Ermeni Sarkis konuşuyordu, bütün gurupların temsilcileri mevcuttu, o atmosfere girdiğimde kalp atışlarım yükseldi, heycanlı bir şekilde tartışmaları dinledim ve toplantı bitti.
Mustafa beni Eskişehirli Orhan arkadaşla tanıştırdı. Orhan, Halkın Kurtuluşu taraftarı bir öğrenciydi. O akşam Orhan’la birlikte üniversite restorantına gittik, yemek yedik ve Halkın Kurtuluşunun Paris’teki durumunu konuştuk. Kısa sürede bir toplantı düzenleyip, “taraftarlar” gurubunu oluşturmaya karar verdik ve Orhan’la ayrıldığımızda ileriki toplantı için bana bir telefon numarası verdi. Bu telefon numarası, Dersim kökenli, Paris’te öğrenim gören, Fransız bir ailenin yanında kalan Hanım Bacı’ya aitti. Ve toplantı günü Hanım Bacı’ya telefon ettim, kendimi tanıttım, Hanım Bacı’yla Republique metrosunda buluştuk, Orhan Hoca’nın Reaumur Sebastopol sokaktaki sekiz katlı binanın çatı katındaki toplantıya gittik. Toplantımızda Orhan Hoca arkadaşları bana tanıştırdı, Antepli Memet, Balıkesirli Faruk, Ankaralı Rüstem, Sinoplu Ramazan ve Dersimli Hanım Bacı. O gece “taraftarlar” gurubumuzu kurduk ve bir bildiri yayınladık.
O günden günümüze otuz yıl geçti, herbirimiz bir tarafa savrulduk, Hanım Bacı ise bıkmadan yorulmadan, bütün enerjisini halkının refahı, mutluluğu ve özgürlüğü için harcadı. Büyük şairimizin dediği gibi « ölüm adın kalleş olsun! » Hanım Bacımızı kaybettik, ailesine ve dostlarına sabır ve metanet diliyor, herkesin başı sağ olsun diyorum.
Ali Berxecan(kutlu)




