Maraşlı, Adıyamanlı, Antepli dostlara mektup

Maraşlı, Adıyamanlı, Antepli dostlara mektup

Teslim TÖRE

Dava arkadaşlarım, dostlarım, yoldaşlarım, güzel insanlar…

Ben nereli ve kim olduğunu, isminin ne olduğunu bilmediğiniz, gerçek ismini ancak yakalandıktan sonra öğrendiğiniz, kadın, erkek, yaşlı genç, çocuk hepinizin “yoldaş”, bazılarınızın “yorum yoldaş” dediği, illegal olduğunu bildiğiniz, omzunda silahı, sırtındaki çantasında kitap, kalem, defterle, mağaralarınızda, taş kovuklarında kalan;

fakat evlerinizde de gizlediğiniz, aşınızı ekmeğinizi paylaştığınız, ailenizden birisi gibi bağrınıza bastığınız, yakalandığım zaman otobüs kiralayıp ziyaretime, mahkemelerime geldiğiniz, aday olduğumda on binlerce oyunuzla desteklediğiniz kişiyim.

Beni unuttuğunuzu sandığım için kendimi tanıtmıyorum. Benim sizi unutmadığım ve asla unutmayacağım gibi sizlerin de beni unutmayacağınızdan çok eminim. Çünkü dostluğumuz, dava arkadaşlığımız, yoldaşlığımız şahsi çıkarlar üzerine değil, toplumsal çıkar ve insani değerler üzerine kurulmuş bir dostluk ve yoldaşlıktır. Emeğin, insani değerlerin, onurun, ahlakın düşmanı, faşizm, kapitalizm, emperyalizm gibi zalimin zulmüne, insanlık düşmanlarına karşı, hakkı, adaleti, insani değerleri, evrensel hukuku savunmak için mücadeleye, onun getireceği acıya, zorluklara, hatta ölüme ortak imza atarak, dava arkadaşı olduk, dost olduk, yoldaş olduk.

Sizlere bu mektubu yazmamın nedeni, unutulmak kaygısı değil, sizlere bir mektuptan başka ulaşma şansımın olmamasıdır. Dün mağaralarınızda, taş kovuklarında evlerinizin gizli-saklı yerlerinde illegal kaldım. Şimdi de yurtdışında sürgünde yaşıyorum. Eskisi gibi illegal ve zor koşullarda kalmıyorum. Çok daha iyi koşullarda yaşıyorum. Ama bütün sevdiklerimden uzak, onlara hasret bir hayat sürdürüyorum. Ne mutluluğu, egemenliği, özgürlüğü için her şeyimi feda ettiğim Türkiye halkları, ne de sizin gibi yoldaşlarımla birlikte yaşama, mücadele etme olanaklarım var.

Eskisi gibi illegal yollarla da gelemiyorum. Çünkü hem yaşlandım, hem de çok deşifre oldum. O nedenle sizlerle fiziki olarak görüşme olanağım kalmadı. Ama her şeye rağmen mücadele devam ediyor. Türk ve Kürt halkının eşitlik, adalet ve kardeşlik temelinde birliğini sağlarsak, mücadeleyi daha yüksek boyutlara tırmandırırsak, belki yeniden buluşma olanaklarını yaratabiliriz. Ben yurtdışındayım; ama yüreğim, aklım, fikrim sizinle beraber. Kızıldere fenomeninin bize göstermiş olduğu doğrultuda, insani değerler temelinde, bütün solun, sosyalistlerin, Kürt ve Türk halkının birliğinin sağlanması için, sizlerle birlikte uğraş verdim. Söz konusu amaca ancak bugün ulaşabildik.

O zaman bir örgütümüz vardı, şimdi onlarca örgütün birleşerek kurmuş oldukları, “Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu var. Bu Blok, yıllarca vermiş olduğumuz mücadelenin önemli bir halkasıdır. Söz konusu birlik, siz dava arkadaşlarımın onlarca yıllık emeklerinin de katkısının bir ürünü olarak oluştu. O nedenle, Türkiye sosyalistlerinin ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin (henüz yeterli olmasa, belli eksikleri olsa da) oluşturmuş oldukları bloğun içinde yer aldım. Bozulmadığı sürece, kendimi onun bir aktivisti, üyesi ve çalışanı olarak ilan ettim. Siz dostlarımın, yoldaşlarımın da katkısının bir eseri olan bu bloğu desteklemesini, geliştirip, güçlendirmesini öneriyorum.

Fabrikaların, tarlaların, siyasi iktidarın ve her şeyin emeğin olması için, yoldaşlarla omuz, omuza vermiş olduğumuz mücadele sonucu, Antep, Maraş ve Adıyaman illeri arasında oluşturmuş olduğumuz illegal devrimci alanın, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun da güçlü olduğu bir alan haline gelmesi büyük önem taşıyor. Bu amaçla, Antep’de, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’nun milletvekili adayı olan Akın Birdal’ın güçlü bir şekilde desteklenmesi gerekiyor. Ben o zaman baraj nedeni ile seçilemedim ama Akın Birdal’ın seçilme şansı çok yüksek. Çünkü onun önünde herhangi bir baraj yoktur. Akın Birdal’ı parlamentoya göndermek önemli bir görevdir.

Sadece sosyalistlerin değil, namuslu olan herkesinde ezene karşı ezilenin yanında yer alması, ezileni desteklemesi gerekir. Akın Birdal ezene karşı ezilenlerin adayıdır. Dava arkadaşlarımın, dostlarımın ezene karşı, ezilenin yanında olduklarına, yıllardır ezilen Kürt halkını destekleyeceklerine hiç kuşkum yoktur. Buna rağmen, siz dava arkadaşlarıma, dostlarıma, yoldaşlarıma bütün içtenliğimle önerilerimi iletmek istedim. Sizlere, dava arkadaşlığı, dostluk ve yoldaşlık duygularıyla, selam ve sevgilerimi yolluyor, yoldaşça kucaklaşacağımız günleri hasretle bekliyorum.

Teslim TÖRE/özgür gündem

01 Mayıs 2011

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>