Skip to main content

ZIMAN Û RE

ZIMAN Ȗ RE

Aleviliğin kendine özgü bir yol dili vardır. Bu dil yaşamın içinden var edilen sözcüklerle insana ve doğaya saygı temelinde anlam kazanmıştır. Öyleki yol ve dil bir bütündür. Birbirinden ayıramazsınız. Ayırmaya kalkıldığında sırıtır. Onun Alevilerin  değil, Hınzır paşaların dili olduğunu hemen anlarsınız. Aleviler hangi dinden ve dilden olursa olsun herkese bir nazarla bakarlar. Örneğin ‘’Allah devletimizin kılıcını keskin etsin’’ demezler. Böyle diyenleri kınarlar, eğer Alevilik adına söylenmişse söyleyeni yol düşkünü ilan ederler. Bu tür söylemleri  kendi düşünce ve davranışlarına saygısızlık olarak değerlendirirler. Öldürene ‘’kahraman’’ sakat dönene ‘’gazi’’ ölene ise ‘’şehit’’ demezler.

Bilindiği gibi ‘’şehit’’ Arapça kökenli islami bir kavramdır. Mekanı cennet olan anlamına gelir. Aleviler bu kavramları redederler. Öbür dünyaya cennete ve cehenneme inanmadıkları için ‘’şehit’’ kavramını kullanmazlar. İnsanın insana kıymasını en büyük kötülük sayarlar. İnsana acı veren bu kavramların kutsanmasının insanlığa zarar verdiğini düşünürler

‘’Sevgidir âşıkın dini
Erenlerin olmaz kini
Birbirini sevmiyeni
Sürün gitsin yöremizden”
Afe Ana

Aleviler Hakk-Haq der. İnsana kıyan Hakkın binasını yıkmış olur. Hak gerçek olandır. Eşitlik ve rızalıktır. Ne cenneti vardır ne de cehennemi. Sevgidir.İslamın Allahına benzemez. Xade dir. Kendinden veren kendinden doğurandır. Aşktır. Xızır dır. Olgun insandır. Dara düşenin carına yetişendir. Ondandır Aleviler ‘’ya Xızır’’ der. Yeminleri Güneşin ve Ayın üzerinedir. ‘’Ba Hiv u roye bı’’ derler. Günlük yaşamlarında ‘’selamınaleyküm’’ demezler.Kürtçe ‘’Sıbe te bı xer, çaxa te bı xer, evare te bı xer’’ v.b, Türkçe ise iyi sabahlar, hayırlı günler ve iyi akşamlar v.b derler. Bir yerden ayrıldıklarından yine Kürtçe ‘’bı xatıre we’’ v.b, Türkçe ‘’hatır içinde kalın’’ v.b derler. Böylece  günün zaman dilimlerine göre inançları ve günlük yaşamları arasında münasebet kurarak merhabalaşırlar. İstem ve dileklerinde ‘’inşallah’’ veya ‘’maşallah’’ demezler. Kürtçe ‘’şane’’ ve ‘’şahne’’, Türkçe ‘’dilerim ki’’ ‘’umarım ki’’ derler. Yola çıkanı Hızır’a emanet edip ‘’Xızır hevale te bı’’ derler.

‘’Her yerde biz Hakk'ı hazır biliriz
Olgun insanları Hızır biliriz
Bundan başkasını sıfır biliriz
Tahmininiz yanlış, biz kör değiliz’’
İbreti

Alevilik kendi yoluna özgü bir dil geliştirmiştir. Yukarıda da belirttiğimiz bu dilde insana saygı esastır.. Ancak Alevilerin kendi yaşamlarından var ettikleri sözcükler sosyal yaşamdan yavaş yavaş silinmektedirler. Bunun iki nedeni vardır. Birincisi İslam dinin etkileri Türkçe’de İslami söylemlerin sosyal yaşamda yaygınlaşmasını sağlamıştır. İkinci neden ise oldukça önemlidir ve devlet politikası olarak Kürtçe’ye dayatılan asimilasyondur. Bu dayatma kimi ‘’Alevi’’ kurumlarında üstü örtülü Türkçülerce kabul görmektedir.  Bu yanlıştır. Bu yanlışı desteklemek veya seyirci kalmak bütün evreni kucaklayan Aleviliğe yapılacak en büyük kötülüktür.

‘’Kamil sözü kur'anımız
Hikmet söyler irfanımız
Hakikattir erkanımız
Yalan yanlış foyamız yok’’
Meluli

Sonuç olarak Alevilik topluca asimilasyona tabi tutulmaktadır. Kürdü, Türkü ve Arabı payına düşeni almaktadır. Asimilasyonun boyutları farklı gözüksede parçanın sorunu bütünün sorunudur. Bu gerçeği en iyi Aleviler bilir. Alevi kurumları da sorunları bir bütün olarak ele almalıdır.  

Ahmet Güven

30.06.2010