ZERE-5
Ali EKBER
Zere için gereken hazırlıklar yapılmış,bakım eviyle konuşulmuş,Zere bakım evine verilmişti..
Vah zere,nerden nereye böyle..
Hayatın insana nasıl tezgahlar hazırladığını insan bilemiyor..
Sen bilseydin ki sonunda bakım evinde kalacaksın acaba ne yapardın ?
Tüm Zere’nin yakın çevresi onun bakım yurdunda kaldığını duymuştu..
Bakım yurdu,bazıları için bulunmaz bir nimet belki de..
Bizim Zere için ölüm yuvası..
Zere’nin tüm hayatı köyden geçmiş,şehri tanımaz..
Oradakilerle nasıl anlaşacak,hiçbir tecrübeye sahip değildir…
Bölgemizde Zere böylece bakım evinin kapısını aralayan ilk kişi unvanını da almış oldu..
Belki de bundan sonra tüm yaşlılarımız böyle bakım yurtlarına konulurlar..
Zere’yi ilk sorduklarında,en yakınları onun durumunun çok iyi olduğunu söylemişler..
Birde bakım evinin sahipleri Aleviymiş,çok iyi insanlarmış..
Yani hapishanenin gardiyanları Aleviymiş.
İçerde yatanlar iyi bilirler bu Alevi gardiyanları.
Benim komşumda bir 80 yaşında olduğu için kızı onu yaşlılar yurduna koymak için konuşmuştu..
Bu sözün üstüne komşumun kızıyla arası tamamen bozuldu,kızını mal varlığında men etti..
Aslında batı toplumlarında yaşlılar yurdu normal sayılır ama, işte komşum kızıyla konuşmuyor.
Kızını geçelim,Senemin kızıyla biraz iyi konuşması nedeniyle Senemle de tüm irtibatı kesti.
Benimle arası çok iyi,her neyi olsa beni çağırıp anlatıyor,her şeyini benimle paylaşır..,
Kocası da sağdır,hayretler ediyor ona söz anlatamadığı zaman beni derhal çağırıyor…
İşte başkasının derdine derman olan bizler,Zere hiç yabancı olmamasına rağmen derdine çare olamadık.Vah derdi zor Zere vah..Nasıl bu dünyaya sığmadın anlayana aşk olsun.
İnsanlığımız suya akmış demiştim ya,kim bilir su alıp nerelere götürmüştür onu..
Vah Zerem vah…..
Vah ki vah…….Bölgemiz de Guinness Rekorlarına giren Zere!
Bizlere tuh ki tuh,bir Zere’ye sahip olamadık o bizim için her şeyi yapmıştı..
İşte bu dünya böyle düşmeyeceksin Zerem,düşersen evladın bile sana bakmayabilir..
Senem(eşim)Zere’nin telefonunu aramış,nasıl bulmuşsa bulmuş..
Ben ona telefon etmeye cesaret edemedim,kişiliksizliğimi ona anlatamadım o cesaret yokmuş bende.Senemin aramasına kulak verdim onu dinliyom,bir taftan da gözyaşlarımı siliyom.
Yiğit çocuk,devrimci oğlan,dürüst kişilik yesinler seni..
Senem Zere’ye telefon açtı,bakıcı bir dakika çağırayım dedi…
Zere telefona geldi,haaloooo,sen kimsiiiiiin Ali….Feramuuuuuz,,Seydoooooo,Zamireeee..
Zere kafasındaki tüm isimleri söylüyordu;kız Fadileeeeeeeee,Haaaaaaaaaaaaaanıııııııııııım…
Senem bu taraftan bağırıyordu, (Mate) Hala beniiiiim beeen,ben Senemim,tanımadın mı?
Kiiiiiiiim,Seeeen kiiiiiiiiiiiimsiin seeeeen?
Mate ben Senemim,sen beni duymuyon mu?
Kız Zamireeeee,sen misiiiiiiiiiiiiiiiiiin?
Zere’nin kulakları tamamen gitmişti,birde telaşa düşerse böyle duymazdı..
Zere;kurbaaaaaan duymuyyyoooooom,sesli konuuuuuş ne olursun.
Senem,tüm sesiyle Mateeee beniiiiiiiim beeen Senemim.
Zere;kız Zamireeeee seeeen miiiisiiiiiin?
Telefonu ona veren bakıcı herhalde başındaymış ki,telefonu aldı,başka bir zaman deneyin dedi…
İkinci gün Senem yine denedi;yine benzeri sözler tekrarlandı….
Zere’yle anlaşabilmek zor gözüküyordu…
Bakıcı; sert bir ses tonuyla bakın gördünüz işte,yurtdışındakiler ararsa böyle kötü oluyor..
Lütfen bir daha aramayın.
Sizin aramanızdan sonra bir hafta kendine gelemiyor..
Vah Zere,vah ki vah..işte bugünler de varmış..elli kişi sana bakamadı Zere,tuh ki tuh..
İşte bunları bari yazayım ki,dertten ölmeyeyim..Yazdıklarımın hepsi bana..üstünüze almayın..
Kimse bu hayali yazıyı kesinlikle üzerine almasın.
Bu bir hikayedir.
Hikayeler,gerçeğe oldukça yakın yazılardır…
Birazda bizim Zere’ye özel önem vermemiz böyle yapmış olabilir.
Yoksa Zere kiiiim biz kiiiiim,tamımayıııııız,hayatımızdan hiç görmedik…..!
Acaba Zere sahi midir…?