Skip to main content

ZERE-4

ZERE-4 


Ali EKBER



Zere kendini hastanede sormaya gelenlere,kurtulduğuna çok memnun olduğunu  oldukça belli ediyordu.Allah al şu canımı diyen sanki Zere değilmiş gibiydi.


Tüm yakınları onu tanıyanların hepsi hastane de ziyaretine gitmişti.

Zere böyle insani sormalara alışkın olduğu için,çok seviniyordu…

Onun keyfini bozan endişelere sürükleyen,hastanenin söylediği masraftı…

Hastane tam 90 bin Yeni Türk lirası denginde masrafın olduğunu söylüyor,bu parayı kimin ödeyeceğini soruşturuyordu…

Hastaneye sosyal yardım alan bir kızının yanından almışlardı,işte bu çok işe yaramıştı…

Zere’nin bu kızını çağırıp yaptıkları  masrafları istediler.

Zere’nin kızı sosyal  yardım aldığını,geçimini böyle sürdürdüğünü söyleyince ondan umudunu kesmişlerdi.

Daha sonra biraz araştırma yaptılarsa da,bölgenin delme takma işlerinden dolayı bu parayı alacak kimseleri bulamadılar.

Az bir para değildi bu,hangi ülkeden olursan ol,bir işçi için oldukça yüklü bir para sayılırdı.

Korkulan olmadı,kimselerden para alınmadı,devlet öyle sıkı bir alma uğraşısı da vermedi.

Bir dönemler zaten bu ülkeye giren herkesin sağlık masraflarını oranın Kraliyeti öderdi.

Belki de  yine böyle bir durum olmuştur.

Zere eve döndü,o hastalandığı dönem Türkiye’den hastalansaydı,kesin ölürdü herhalde.

Zere’nin  çıktığını duyanlar eve de gelip sordular,Zere çoook memnun oluyordu…

Beli bir süresi de böyle geçmişti,Zere toplam altı aylık buraya gelmişti,günü sayılıydı…

Sayılı gün çabuk geçer sözü kendini burada da doğruladı…

Göz açıp kapayana kadar Zere’nin altı ayı dolmuştu..

Zere’nin tekrar dönmesi gerekiyordu.

Zere’yi bir sancı tutmuştu,döndüğünde ne yapacaktı,nereye gidecekti..

Bu oldukça doğru bir endişeydi,gerçekten de Zere nereye gidecekti..

Köyde ev vardı,kış için üstü bile çinkolaşmıştı..

Kar kürüme derdi yoktu..

Kar evin üstünü kapattı,eve su  akmaya başladı bu dertler de yoktu..

Yemek,içmek için gerekenlerin düşüncesi de  yoktu..

En önemli sorun arık Zere,kendisine bakacak durumda değildi,ihtiyarlamıştı..

Paraları zaten eskiden de bilmezdi ama şimdi hiç bilmiyordu..

Kazaya gidip alış verişini yapamıyordu..

Bunları birisine yaptırsa bile kim hazırlayacaktı,Zere de bu güç kuvvet kalmamış..

En samimi olduğu komşusu bile artık ona çook seyrek uğramaya başlamıştı…

Ona köyden bir bakıcı bulmak için söylediler,Zere dedi ki; benim kimden eksiğim var işlerimi yaparım.

Oysa Zere kendisini yanlış değerlendiriyordu,sorun ihtiyarlıktı,kendini aşırı yıpratmaktı…

Şimdi ne Momo,ne kardeşi, ne kardeşinin çocukları,nede kendi çocukları ona yardım edebiliyorlardı..

İnsanlık zaten çoktan suya akmış kaybolmuştu..

Gelinler artık kesin tavır koymuşlardı,Zere istenmiyordu…

En sevdiği oğlu bile para istiyorsanız vereyim,bakmayı karım kabul etmiyor demişti..

Vah Zerem vah ki vah..

İşte dünyanın hali böyledir,artık sana kimseler bakmak istemiyorlar..

Bu köyde acaba hiç mi bir çare yok..

Tüm imkanlar araştırıldı,hiçbir çare köyde yoktu..

Tüm yollar birer bire Zere’nin yüzüne kapanıyordu….

Zere tam bir çaresizlik içindeydi…

Kardeşlerinde de hayatta kimse kalmamıştı,belki onlara sığınırdı…

Hiçbir çare yoktu,Zere köyde kalamazdı..

Ona bakacak kimse yoktu…

Zere’yi bakım evine vermeye karar verdiler…

Zere bakım evinin ne olduğunu hiç bilmiyordu,hiç görmemişti…Devam edecek