ZERE’YE AĞIT

Zere’ye Ağıt

Ali Ekber

 

namus.jpgZere’yi  çok küçük yaşta,evlendirirler.

Zereyi  Momo’ya on iki yaş büyük olmasına rağmen vermelerinin nedeni,onun çok dürüst,mert,haram yemez,saygılı,bir kardeş,bir arkadaş,bir can dost olmasından dolayıdır.

Elbette Zere daha küçüktür,ona hiç sormamışlar bile,sen bu adamı istiyor musun diye?

Zere babası olmadığı için tamamen kardeşlerine bağlıdır,onlar ne derse öyle yapar,öyle olur.

Evlenmesine de karar veren yine en büyük kardeşidir,diğer kardeşleridir.

Zere hiç hayır demez.

Momo, çok iyi bir insan olduğu için,onu korur,kollar,elinden iş gelen bir kadın olması için her şeyi yapar.

Fakirlik diz boyu,herkes fakirdir, kocaman köyde durumu iyi olan kişiyi saysan toplam on tane çıkmaz.

Momo,tarlası,takımı olmadığı için,önceleri hep çoban durur,bizim bin boğalarda,yaylarda,o, oba senin bu oba benim,öyle günleri geçmeye başlar.

Zere de çok iyi,huylu,özellikle kardeşlerine ve çocuklarına ölesiye düşkün onları ölesiye seven,duygusal bir kadındır.

Hayat devam ederken,Zere’nin çocukları olmaya başlar,ilk olanı onun istediği gibi oğlan olmuştur.Arkasından gelende oğlan olduğu için,sonra gelenlerin artık hiçbir önemi yoktur Zere için,çünkü iki oğlu nasıl olsa vardır.

Zere,Çocuklarına öyle bir bakar ki,onları gözünden sakınır,onları hem kendi canından hemse Momo dan daha fazla sever.

Elbette Momo onun için çok değerli olduğundan,hiç onu da üzmemeye çalışır.

Zere’nin tek kusuru çok aşırı duygusal olmasıdır,köyde her ölen kişinin başında ilk bulunan her zaman Zere kadındır.

İlla ağlayacak,üzülecek,bayılacak,kendini eve zor atacak.

İşte bu yüzden Momo bilerek ona bazen kızar,sen neden herkesin ölmüşüne ağlıyorsun,yahu sana ne kadın,senin hiç başka derdin yok mu?

Bu dünyanın fani olduğunu bilmiyor musun,insan doğar, büyür ölür,bunun dışında sen bir ayrı bir olay gördün mü,hele bir söyle.

Zere;elbette bende bili yom,giden gelmiyor,gelmezde,ağıtlarım,ağlamalarım hep boş ama ben ne yapayım kendime söz geçiremiyorum.

Momo;ben seni bir daha üç yüz hanelik bir köyde herkesin cenazene ağlarken görürsem çok kötü olur,bunu bilesin.

Zere;tamam,tamam,cenazelere giderim,yoksa çok ayıp olur,Zere gelmedi  derler ama söz ağlamayacağım,bir daha.

Momo;ha şöyle işte,tamam git bulun,başsağlığı beraber dilerik,ama bu ağıtları,bayılmaları,ayılmaların bir kenara bırak.

Momo;bak sen böyle devam edersen,seni o deli kardeşine söylerim,seni de kendisi gibi kara yapar sonra ha.

Zere;yok Momo,aman ha onu başıma bela etme ne dersen öyle olsun.

Momo; hıh işte böyle olsun,bunu bekli yom.

Bunlar konuşulur ama Zere bu konuşmaların dışındadır,o,herkes için ağlar,bir kardeşi derki;bizim Zere köyde bir kedi ölse ona da ağıt yakar.

Hayat,uğraşla,didinmeyle,zorla geçerken,Zere aslında hayatında çok memnundur, bu ağlamalar,milletin abartmasıdır.

İstesem ağlamam,ne var bundan.

Zere kendini kandırmaktadır,aslında ağlamadan duramaz.

Zere’nin babası erken ölmüştür ama anası, dört oğlan,dört de kız doğurmuştur.

Kızın birisi erken ölmüştür,nedeni halen bir sırdır,eskide doktor yoktu,ilaç yoktu,neden öldüğü bilinmiyor.

O,kaçtığı için ailede ne ağlayan olmuştur,nede yas tutan olmuştur.

Geriye dört oğlan üç kız kalmıştır,hepsi de evlenmiştir,çok zor büyümüşlerdir ama işte büyümüşler,yiğit bir anaları varmış,yirmi kiloyu kazadan sırtlar,Binboğalara çıkarır,çocuklarını doyururmuş.,ona söz değil bakmaya bile kimse cesaret edemezmiş.

Bir gün geldi, oda her şey gibi ömrünü tamamladı,soğuk bir kış günü hayata veda etti.

O yıl,bizim oralar da,bir kızamık çıktı,tam on iki çocuk yaşama veda etti.

İşte Zere’nin Anası da böylesi bir gün de öldüğü için,herkes daha çok genç ölenlere ağlamıştı.

Zere de bu olayda çok ağladı,ama onun için yaşını yaşadı,anam ama ne yapayım diye o da genç ölenlere ağladı,ağıtlar yaktı.Bu ağıtlarda kimse Zereye dokunmadı çünkü herkes ağlıyordu.Bir ay içinde tam 11 çocuk kızamıktan ölmüştü.

Esas olay bunlardan önceye dayanır,Zereyi deli divane eden onun en çok sevdiği can kardaşının genç yaşta  32 yaşında ölmesidir.

Ölen kardaşı,en çok Zere’yi severdi,Zere de onu diğerlerinden fazla severdi.

Bir gün kardaşının hasta haberi geldi,yatağa düştüğünü söylediler,Zere çok yandı tutuştu,Allaha havale etti,12 İmamlara havale etti,Hacı Bektaşi Veliye havale etti.

Elbette birisi bir yardım edecekti,Zere’nin bu kadar,yalvarmalarını yukarıdaki duyacaktı .

İşler hiç de Zere’nin beklediği gibi olmadı,taam 6 ay hastalığa direnen o can kardaşı Veda etti.

İşte Zere’nin esas ağıdı,bundan sonra başladı,hiçbir kimse Zere’yi teselli edemedi.

Momo,Çoook uğraştı,onun ağlamasını kesmek için,hepsi boşuna gitti.

Diğer kardaşları çoook uğraştı çünkü Zere’nin ağıdı başka bir ağıttı.

Tam insanı öldüren cinsten bir ağıt.

Zere’nin tüm hayatı alt üst,oldu,olan işi bir türlü kabullenemiyordu.

Neden Allah o kadar kız varken birisinin canını almadı da gitti o can kardeşini buldu.

Zere’yi ne yer kabul etti, nede gökyüzü kabul etti.

Bu olaydan sonra, Zere’nin ismini değiştirenlerde oldu,deli Zere,akılsız Zere diyenler çook oldu.Bunlar Zere’nin bir kulağından girip diğer kulağından çıkıyordu.

Dağ gibi,en çok sevdiği kardaşı can vermişti.

Zere’ye çağırıp çocukları için kendi azzığnı veren kardaşı,Zere için her zaman hazır olan kardaşı,ölmüştü,artık yoktu.

Zere,bu olaydan sonra hiçbir zaman ağıdı,bırakmadı,ismini kör Zere,sağır Zere,deli Zere hem de çok yakınları koymuştu.

Zereye,tek unut veren kardaşının geride bıraktığı iki çocuğu oldu.

Zere;küçüğünü hep sırtlayıp zengin evlerine götürürdü ki ona iyi bir şeyler versinler.

Onlarda Zere’nin neden geldiğini çoook iyi bilir o,çocuğa mutlaka bir şeyler verirdi ki Zere’nin gönlü biraz hoş olsun.

Ağıt Zere’nin günlük aşı ekmeği olmuştu,her gün ağıt yakmadan edemezdi,duramazdı.

Zere;ağlamazsa,diğer taraftan o can kardeşinin kendine küseceğini bile düşünürdü.

Zere;hem ağlıyor hemse,kendi çocuklarına o fakirlikle yoksullukla bakmak zorunda kalıyordu.

Zere’nin  belini büken ne yoksulluk,ne de perişanlıktı,onu deli divane eden kardeşiydi.

Zere;kendisine söz bile vermişti,ölene kadar hep ağlayacaktı,ağıtsız günü olmayacaktı.

Yaşamı boyunca hiçbir zaman aynaya bakmayacaktı,onun  kendi cemalinin önemi yoktu.

Yoksulluk diz boyu,hiçbir şey yok,ne kendi çocukları için nede,öncelik verdiği kardeşinin çocukları için.

Zere işte böyle devam ediyordu,onu bekleyenlerden hiç haberi bile yoktu.

Bakalım Zerinin başına daha neler gelecek,Zere II de anlatacağım.

Zere’nin tüm ağıdını, her şeyi bir bir anlatmazsam,bende hem Zere’ye borçlu kalırım.

Hem Zere’nin ağıdını mutlaka birisinin yazması gerekiyordu.

Zor da olsa Zere’nin ağıdı yazılacaktır.  

 

Ali Ekber/05.11.2009