Skip to main content

Terör-izm

Terör-izm



Terörizm kelimesini radyoda ilk duyduğumda daha 8 yaşımda ve dağda keçi yayan küçük bir çocuktum. Her gün dağa keçileri yaymaya götürürken sonuna kadar açılan radyo o günlerde terörizm den sürekli bahis edip duruyordu. Dağda sürekli kafamı yormama rağmen bir türlü bu kelimeye bir anlam veremiyordum. Kafamı boşa yorduğumu anlamıştım ve o zaman bunu öğrenmekten vaz geçmiştim. Bir de sürekli Deniz Gezmiş ten bahis ediliyordu. Bu kelimeye de kafamı çok yorarken, gördüm ki benden başka yoran büyüklerde var, ama ben yinede denizden gezen birisi olarak yorumlayarak o büyüklerin değerlendirmelerine bırakmıştım.12 yaşımda ilkokulu bitirdiğimde halamın oğlu beni alıp okumam için Adana’nın Kadirli ilçesine götürdü. Daha 12 yaşımdaydım bizzat teröristlerin! İçine girip bende terörist! Olmuştum. Türk devletine önemli bir soru? Daha 12 yaşında olan bir çocuk neden terörist! Olur? Onu okulundan ziyade okul dışına iten ilişkiler neden ortaya çıkmıştır? Yaşımız büyüdükçe çocukluktan merak edipte çözemediğimiz olayları yeniden düşünmeye başladık. Deniz Gezmişin denizlerde gezen birisi değil de bizzat Türk devleti tarafından ipe gönderilen bir yiğit insan olduğunu öğrendik. Yeni Deniz Gezmişler bile ortaya çıkmış ve devletten hesap istemeye başlamışlardı. Böylesi bir ortamda sürekli bir şeyler öğrenmeye çalışıyor ve beraberinde de okulu götürmeye çalışıyorduk. Beraber yürümesi mümkün de pek olmuyordu, aksamalar öyle bir hal alıyordu ki, normal bir düzenli ülkenin okul sistemi olsa bir gün bile okuyamazdık. Köylü kökenli olduğumuz için yaz tatilleri başladığında köylere de gidiyorduk. Köylerde elbette okuduklarımızı ve öğrendiklerimizi büyüklerimizde sınama yapmaya başlamıştık. O da ne! Büyüklerimiz bizlere karşı çıkıyorlardı. Neredeyse bizi devlete terörist! diye ihbar edeceklerdi. İhbar edenlerde vardı zaten. Bizi var olan cumhuriyete karşı olmakla suçluyor ve bu cumhuriyetin öyle kolay kurulmadığını söylüyorlardı. Daha sonra uzun sürmedi 12 Eylül cuntası geldi ve bizimle birlikte bu büyük cumhuriyetçilerin hepsini belli odalara toplayıp işkence ettiler, silah istediler, o bıçak değmemiş bıyıklarını kestiler, rezili rüsva ettiler. Bu jenerasyon kendini dış ülkelere bile atmak zorunda kaldı, ölmeden önce bir çoğu yürüyüşlerin ön saflarındaydılar ve hepsi de terörist! olmuştu.   Yani cumhuriyetçi doğanlar terörist ölmüştü. Şimdi bir soru daha ortaya çıkıyor? Bu jenerasyon neden cumhuriyetçi doğup ta terörist ölmüştür? Devlet neden bu jenerasyonu terörist yapmıştır?

İşte ta o zamanlar terörist olamaya başlayan Kürtlerin teröristliği!  hiç bitmeyerek bu günlere  kadar gelmiş her saniye, her an tüm Türk medyasını  işgal etmeye başlamıştır.Öyle ki her on yılda bir sanki tarih yeniden yazılmaya başlanılmıştır.En son Tekeli Hudut Tabur Komutanlığı askerlerinin büyük bir kısmının öldürülüp yaralanması  sonucu her saniye Tv.  de teröristler! ve terör kelimesinde geçilmez olundu. Haberler, tartışmalar, görüşler,açık oturumlar birbirini kovalıyor.Sanki Kürt sorunu Tekeli Tabur Komutanlığıyla başladı.Bu sorun Türk devletinin varlığından daha eski bir sorun.Devlete sorunun çözümü için şimdiye kadar sunulan olanaklar neden hep yanlış anlaşıldı?Tek yanlı sürdürülen ateşkesler neden Kürtlerin zayıflığı olarak görüldü?Sanki sorun daha dün ortaya çıkmış.CNN Türk tartışıyor;biriside Alevilerin yazarlarından  Rıza Zelyut diyor ki; Bu sorunun çözümü için televizyonlarda tartışmak PKK’nın   tamda istediği bir şey.Türkiye de Kürt sorunu falan yok,devleti bölmek isteyenlerin sorunu var.Tüm  görüşleri MHP den daha geride ve tehlikeli, Türk devletinin bile bıraktığı görüşler.Acaba   Alevilerin adına hareket ettiğini söyleyen bu   zatın görüşlerini bizzat Aleviler de kabul ediyorlar mı? Böylesi gerici bir kişilik nasıl Alevilerin içinde hem de en üstlerde Alevi yazarı olarak yer alabiliyor? Bu kişiyi kimler okuyor ki gazeteci ve yazar olmuş? Doğu Ergili bile bölücü olarak medyada değerlendiren bir kişilik nasıl olurda Alevilerin içinde yazar olarak yer alabilir?  Alevilerin bu tür tehlikeli görüşleri derhal terk etmelerinin zamanı artık gelmedi mi?Rıza Zelyut gerçekten Alevileri temsil yetkisine sahip mi? Kürtler artık Alevilerden biraz daha açık tavırlarını belirlemelerini beklemektedir.

Terörizm; amaçsızca etrafa korku salmak için yapılan hareketlerdir. Elbette şiddeti ve zoru içerir ama düzenli ve sitemli bir amacı yoktur.

Sürekli terörist suçlamasına uğrayanların bunu öğrenmesinden doğal bir şeyde olamaz herhalde. Türk devleti tarihi bu kelimeyi Kürtlere karşı kullanma tarihi olduğu için bunu Kürtlerden daha iyi bilen kimselerde belki olamaz. Türk devletine göre esasen tüm Kürtler turisttir. Öyle olmasa her gün kendine askerlik yapan Kürtleri neden üçer beşer intihar etti diye öldürülsün? Yalnızca bu satırların yazıldığı gün bile 3 tane Kürt genci askerde intihar etti diyerek öldürülmüştü. Kürt parlamenter Bengi Yılmaz bir çağrı yaptı; Kürtler çocuklarını askere göndermesinler ve gerekirse gidip paşa paşa cezaevi yatsınlar. Çok doğru bir çağrı, öldürülmekten daha akılcı bir çağrıdır. Kürt sorunu Türk devletinden daha eski bir sorun olduğu için öyle yapmacık tartışmalarla, boş nutuklarla çözülebilecek bir sorunda değildir. Artık Türk devleti bizzat Kürt temsilcilerle oturup bu sorunları çözmek için çalışmaktan başka bir alternatife de sahip değildir.

Boş terörist sözlerinde de en kısa zamanda vaz geçilip, bizzat Kürtlerden özür dilenerek çözüm için gereken çabanın sarf edilmesi gerekmektedir.

Kürtlerin terörist olamadığını tüm dünya âlem biliyor. Kürtlerin belli bir amacı var oda Türk devletinin keyfiyetinden kurtulmaktır. Mücadeleleri de devletten daha eskidir. Böyle terör nasıl olur bunu kimseye anlatamazsınız.

Bir halkın içerdeki adamı terörist,5-12 yaşındaki çocukları terörist,90 yaşındaki dedesi terörist, tüm kadınları terörist, dağdaki savaşanı terörist, yazarı terörist, gazetecisi terörist, doktoru terörist, parlamenteri terörist, belediye başkanları terörist! Gel de inan!

Son günlerdeki önemli keşiflerinden bazıları şöyle; sınıra duvar çekme, sınır taşıma(Irak’ın işgali),demirden karakollar, Irak Kürtlerini kullanma, termal kamara, sınırın tümüyle ışıklandırılması, OHAL ilan edilmesi ve profesyonel askerlik gibi. Hepsi bayat.

Bunların birçoğunun yeniymiş gibi kamuoyuna sunulması, Türk halkının bir 25–30 yıl gibi tekrardan uyutma amacını gütmektedir. Bayatlamış görüş ve sözde tedbirlerdir hepsi.

Artık Türk devletinin akıl dışı davranışlarına tüm dünya halkları gülmekten kırılıp geçiyor.

Daha fazla gülünç duruma düşmektense, Kürt temsilcileriyle oturup konuşup, Kürtlerin de ortak görüş ve istekleri doğrultusunda bu sorunu masaya yatırmanın tamda zamanıdır.

Bu gidiş Kürtler hiçte istemediği halde, Kürtlerin tamamen ayrılıp kendi öz devletlerini kurmaya doğru giden bir gidiştir. Şayet birlik beraberlik isteniyorsa, bunun gerekleri de derhal artık yerine getirilmelidir. Boş sözlerin her iki halkında geleceğine ve gençlerine zarar verdiği, onları yok ettiği gayet açıktır. Böyle devam ederse şimdi yüz binlerde bahis edilen ölü sayısı milyona kadar bile varacaktır. Kürtler diyor ki; buyurun masaya. İşte çözüm buradadır.

Ali Ekber/24.06.10