Siyasetin Zorluğu

Siyasetin Zorluğu


Ali EKBER

İnsan düşünmeden yapamıyor,bir gün önce sineyi millete dönmeyi kararlıca dünya siyaset arenasına ilan edipte,daha bir gün bile geçmeden hayır vaz geçtik “Sineyi Türk Parlamentosuna” dönüp siyaset yapmayı daha uygun buluyoruz siyasetinin nasıl olacağını.

Bunu da hem tabanın isteğine bağlamak çok da fazla gerçekçi gözükmüyor.

Nasıl olur da taban bir gün önce “sineyi millete dönmeyi” uygun bulur da,bir gün sonra tekrar siyaseti “Türk Parlamentosunda” çalışmayı  uygun bulur.

Olabilirdi, aradan belli bir zaman geçseydi inandırıcı da olurdu.

Son DTP’ nin Eş Başkanlarının söylediğine hiçbir Allahın kulu inanmamıştır.

Her şeye rağmen şu net olarak bir daha ortaya çıkmıştır;Apo’ sız çözüm olamaz.

Apo’ sız Kürtler ne siyaset yaparlar, nede dağ savaşını yürütürler,bu net ortaya çıkmıştır.

Onun içindir ki Ahmet Türk;sayın Abdullah Öcalan da böyle istemiştir,diye açık olarak söylemiştir.Gerçekçi bir siyasi açıklamadır,desteklenmelidir.

DTP’ nin temel hatası, madem siz nerelere tam olarak bağlı olduğunuzu biliyorsunuz,o zaman neden sineyi millete dönüyoruz açıklamasını yapıyorsunuz.(Taktik olabilir mi).Sanmıyorum.

Bir partinin üç-beş- gün bekleyebilme gibi bir sabrı yok mudur?

DTP’ nin iki arada bir derede siyaset yaptığını bir çok kesim çok iyi biliyor dur.

DTP’ yi bir çok konuda eleştirmek mümkündür, ben bunun yapılmasından da yanayım.

Ahmet Türk sonuç olarak DTP (Demokratik Türkiye Partisi) kapatılmasından dolayı, bundan sonra BTP (Barış ve Demokrasi Partisi) çatısı altında siyaset yapacaklarını açıkladı.

Mahkemenin verdiği kararın siyasi olduğunu çok iyi bilen Kürtler,böylesi durumlar için hiç olmazsa elinin altında bir yedek parti bulunduruyorlar.

Partileri kapatıldığında da bu yedek teki partiyle hiç olmazsa  yola devam etme şansları oluyor.Kürtlerin her kurduğu partinin mutlaka yasaklandığını herkes bildiği için bu konu da fazla bir şey yazmanın gereği yoktur.

Kürtlerin hangi parti de olursa olsun legal alanı,demokratikleştirmek için mutlaka siyaset yapmaları gerektiği gayet açıktır.Türkiye’yi değiştirecek başka bir güç bu potansiyelde bulunmuyor.Kürtler daha çok yakın geçmişte yok sayıldığı için,”Kürtlük” konusunun daha çok tartışılması gerektiği de bir gerçekliktir.

Yanlış olan acele kararlar verip,siyasette gülünç durumlara düşmektir.

Esasında DTP nin kapatılmasının arkasında olanlar Türk siyasi yapısına uygundur.

Çünkü demokrasinin yerleştiği ülkelerde parti kapatılması oldukça nadiren görülen bir durumdur.Şayet böyle bir durum olursa bunu karşı taraf mahkemenin aylarca sürecek tartışmalarında,anlar ve ona göre de sağlam bir tavır alır.

Oysa DTP’nin kapatılması ve iki kişiye siyaset yasağı verilmesi son açıklama yapılana kadar belli değildi.Devlet öyle emretti,öyle yapıldı.AKP’ nin veya bazı siyasilerin biz parti kapatmaya karşıyız demeleri tamamen yalandır.Konu Kürtlerin partisi olursa,her zaman kapatmadan yana olmuşlardır.İşte bundan dolayı her Kürt partisi şimdiye kadar  kapatılmıştır.

Tamda bunun için ve demokrasinin yerleşmesi için Kürtlerin Parlamento da olmaları şarttır. 

12 Eylül Ana yasını,demokratikleşme konularını,samimi olarak TBMM de tartışan tek güç hep Kürtler olmuştur.Bundan sonra da yine onlar ve demokrat kişiler olacaktır.

Kürtlerin ve Türklerin demokrat kişilerinin TBMM  nin tümüyle CHP ve MHP ye bırakmalarını doğru görebilecek demokrasi gücü olamayacağını düşünüyorum. 

Artık devlette diğer partilerde çok iyi biliyorlar ki Kürtler Abdullah Öcalan’dan bağımsız legal mücadele yürütemezler.Bu en azında şimdilik böyledir.

TBMM nin bu gerçekliğe göre hareket etmesi siyaset yapması oldukça doğru bir hareket olacaktır.Muhatap bizzat Sayın Öcalan olmalıdır.

Bu son olaylar da bu durumu daha açık herkse göstermiştir.

Sayın Abdullah Öcalan’ın bizzat kendisinin legal açık mücadele  yürütmesi artık tartışmaya açılmalıdır. Yapılan siyaset zaten onun siyasetidir.

Son 40 yıllık Türk devlet işleyişinde şöyle  yada böyle Öcalan izi olduğu bir gerçekliktir.

 

Ali Ekber