Onur Öymen’e
10 Kasım 2009 Tarihinde TBMM Genel Kurulunda ‘demokratik açılıma’ karşı görüşlerinizi açıkladınız. Ağzınızdan çıkan katliamcı ve kıyımcı sözcüklere hiç şaşırmadım. Siz CHP genel başkan yardımcısı olarak Dersim katliamını örnek göstererek CHP’nin katliamcı ve kıyımcı zihniyetini bir kere daha bize gösterdiniz. Herkes yakıştığı yerde durur.
Sizin ananız ağlatılmağı için siz anaların gözyaşı nasıl olur bilmezsiniz. Sizin ananızın karnı süngüyle deşilmediği için, siz anasızlığın ne demek olduğunu bilmezsiniz. Sizin babanızın derisi yüzülmediği için, siz babasızlığın ne demek olduğunu bilmezsiniz. Sizin amcanız mağaralarda gazla boğulup yakılmadığı için, siz yanık acısını bilmezsiniz. Sizin kardeşleriniz sizden zorla koparılıp götürülmediği için, kardeş acısını bilmezsiniz. Sizin oğlunuz gözlerinizin önünde asılmadığı için, siz evlat acısı nedir bilmezsiniz.
Dersim’de yetmiş bin insanımız böyle katledilmiştir. O gurur duyduğunuz tarih insanlık tarihinde eşi benzeri olmayan bir kıyımdır. Uydurulan hayali isyan senaryolarıyla sadece Dersim’de değil Koçgiri’de, Ağrı’da ve Zilan’da on binlerce insanımız çoluk çocuk demeden aynı kıyımdan geçirilmiştir. Aslında utanmanız gerekirdi. Utanmadınız. Acımıza saygı göstermediniz. Sonra çıkıp ‘’CHP’nin Alevilere ve Kürtlere karşı sıcak duygularından’’ bahsettiniz. Yine hiç şaşırmadım. Aklıma akrebin dostluğu geldi: