Skip to main content

Meclise Şeyh Sait, Seyit Rıza ve Saidi Nursi önergesi

Meclise Şeyh Sait, Seyit Rıza ve Saidi Nursi önergesi

BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, 29 Haziran 1925’te idam edilen Şeyh Sait ve arkadaşları, 15 Kasım 1937‘de idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşları ile 23 Mart 1960’da Urfa’da vefat eden Saidi Nursi’nin mezar yerlerinin nerede olduğunun tespit edilmesi ve naaşlarının ailelerine verilmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.

Şeyh Sait, Seyit Rıza ve Saidi Nursi’nin mezarlarının tespit edilmesi ve naaşlarının ailelerine verilmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasını isteyen BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, TBMM Başkanlığı’na önerge sundu. Yıldız, önergesinin gerekçesinde, Şeyh Said ve Osmanlı’nın son döneminde Danıştay Başkanlığını yapan Seyit Abdülkadir ile 47 arkadaşının 29 Haziran 1925 yılında ‘İslami bir Kürt Devleti’ kurma iddiasıyla yargılanıp idam edildiklerini; Seyit Rıza ve arkadaşlarının 15 Kasım 1937’de 75 yaşında iken, oğlunun ise 18 yaşından küçük olmasına karşın yaşı büyütülerek idam edildiğini hatırlattı.

Bugün kamuoyunun Seyit Rıza şahsında Dersim’de yaşananların bir vahşet, düzmece yargılama olduğunu bildiğini belirten Yıldız, “Başbakan Recep Tayip Erdoğan, bu hukuksuzluğu Seyit Rıza’nın ‘Evladı kerbelayık. Be günahık. Ayıptır. Zülümdür. Cinayettir’ şeklindeki sözleriyle anıyor” dedi.

Saidi Nursi’nin ise 1960’ta Urfa’da yaşamını yitirdiğini hatırlatan Yıldız, ancak 1960 darbesini yapanların onu mezarında dahi rahat bırakmayarak, bilinmeyen bir yere götürdüğünü ifade etti. Saidi Nursi’nin hem yaşamında hem de vefatından sonra Türkiye’nin en çok fikirleri tartışılan, eserleri en çok satılıp okunan bir düşünür olduğuna dikkat çeken Yıldız, şunları kaydetti:

“İdam edilen bu şahısların her birisinin bir ailesi, onları seven bir çevresi olduğu bilinmektedir. Hem İslami kurallara hem de ‘Demokratik Hukuk Devleti’ olarak kendisini tanımlayan Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre, bu insanların yakınlarının ve sevenlerinin onların mezarının nerede olduğunu bilme hakkı vardır. Demokratik devlet, vatandaşlarına karşı kin gütmez, öç duygularıyla hareket etmez. Aradan geçen bunca yıla rağmen ailelerinin bu talebini görmezden gelinemez. Kürt sorununun en hararetli tartışıldığı bu dönemde Kürtler arasında en çok sevilen, saygı duyulan bu şahsiyetlerin mezarının bulunup ailelerine, sevenlerine verilmesinin devletin geçmişiyle yüzleşmesinde ve barışçıl bir toplumun yaratılmasında çok önemli katkısının olacağını düşünüyoruz. Bu amaçla Meclis’te bir Araştırma Komisyonu’nun kurularak, biran önce bu şahısların mezarlarının tespiti için araştırmalara başlamasının elzem olduğunu düşünüyoruz.” (anf)