Mamo ve Tavşan
Ali EKBER
Amca Mamo’nun Tavşanla mücadelesi olağan üstü bir durumdu.Çocuklarını nohut yoldurmak için sabah erkende onları kaldırmak isterken çok zaman uyanmak istemez,gitmek istemez ve nohutta yalnız yolmakla bitmezdi.Bunu bilen Mamo;yahu ne biçim evlatsınız,ne biçim çocuksunuz,elinizden bıktım usandım,yemeye geldiğinde ben yemiyorum diyen yok ama çalışmaya gelince kimsenin niyeti yok.Dağların Tavşanı bile sizden hayırlı,hiç bari tavşan doğurduktan sonra yavrusuna dermiş ki haydi bakalım sen şu dağa ben de şu dağa.Benim durumum öylemi,bir kadın bulana kadar,Kötüre’nin kayalarında o kadar düştüm ki neredeyse kendimi sakat bırakıyordum.Evlendim ama çocuk yapmak öyle ha demeyle olmuyor,bunun için hüner hizmet ve de çalışma gerekir.”erinenin ne oğlu olmuş nede kızı olmuş sözü boş bir söz değildir.”Erinmedik,didindik,çalıştık,hem de gece gündüz sizler meydana geldiniz ama bir hayrınız yok,tavşanlar bile sizden daha akıllıdır.
Mamo’nun bu sözleri tavşanın kulaklarına sürekli gitmektedir,çokta kızmaktadır.Tavşan sürekli Allaha dua etmektedir;Allah’ım ne olursun ne olursun şu Mamoyla öbür dünyada beni buluştur demektedir.Dualardan artık bıkıp usanan tanrı tavşanla Mamoyu öbür dünyada buluşturmaya karar verir.Mamo önceden ölmüştür ama ne cennete gideceği bellidir nede cehenneme.Çok büyük bir merak içerisindedir.Ne tanrı nede melekler nede zebaniler hiçbir konuda hiçbir söz ona söylememekteler.Artık Mamo’nun sabrı taşmış yalvarmaya başlamıştır;yahu Allah’ım bu ne iştir öbür dünyada hep,beni koyunla kuzuyla,tarlayla takımla uğraştırdın,burada bile bir tavşan kadar değerim yok mu?artık benim yerim nereyse oraya gönderinde şu sırat köprüsünün başında beklemekten bıktım,her aşağı baktığımda yüreğim dönüyor,bu ne kadar yüksek ve ince bir köprü ki böyle.Ben bu köprüde çok rahat öbür tarafa yani cennete geçerim,bir suçum günahım yok ama siz izin bir türlü çıkarmıyorsunuz.Şimdiye kadar bir tavşan bile olsaydı,bu benim çektiklerimi çekmezdi herhalde.
Tamda bu zaman da tavşan ölmüştür,tanrının saffında gideceği yeri beklemektedir.Melekler tavşanı yanına alır;bak Tavşan efendi burada Mamo isminde bir Adam baba var her konuşuşunda şimdiye kadar senden bahis etmiş,seni önce bir müddet onun yanına göndereceğiz,uzun bir süre arkadaş olacaksınız.Tavşanın elbette tanrıya hayır deme şansı olmadığı için, Mamoyu da yaşadığı dönemler hatırladığı için memnuiyetle kabul ediyorum der.
Tavşanı alır Mamo’nun yanına götürürler,daha tavşanın yüzünü ilk gördüğünde Mamo onu tanır,oooooo tavşan efendi hoş geldin bu ne tesadüf,burada da buluşacağımız kırk gün rüya görsem bile aklıma gelmezdi.Ben zaten öbür taraftan da seni pek sevmezdim ama neden seni bana arkadaş olarak vermişler pek de anlayamadım.Ama her şeye rağmen ben çoktandır burada yalnızım,yalnızlıktan bıktım usandım,belki de hiç olmazsa burada anlaşırız veya arkadaş oluruz.
Tavşan daha yeni gelmiştir,beklentileri de yüksektir,pek Mamo’ya yüz vermek de istemez.Tavşan;Sen var ya Momo efendi,öbür dünyada hep kendini benden yükseklerde gördün,beni nerede görsen yere bile tükürüp lanet yağdırdın,çalışmayan çocuklarına bile tavşan kadar yoksunuz dedin,tarlanda bir filiz yediğimde neredeyse tarlayı terk edecek duruma geliyordun.Elinde bir silah,bir köpekte olduğunda canımı almak için her şeyi denedin,hayatım hep senden kaçmakla geçti.Burada buluşacağımız aklımın ucundan bile geçmez idi,bak sen Allahın işlerine öldükten sonra neler oluyor?
Tavşan;Siz insanlar hep olduğunuzdan daha farklı görünürsünüz,sen bir aileni bile yönetmekten çaresiz kaldığında neden hep beni örnek gösterdin?Bu gösterdiğin örneklerin hiç birisinin doğru olmadığını acaba biliyor muydun?”Tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok” böyle yalan söz hiç olur mu?Biz hiçbir zaman dağa küsme küstahlığını göstermedik,dağ bizim yaşam kaynağımızdır,o olmasa siz bizi bir saniye bile yaşatmazdınız.Oğluna yalvarıp yakarıp da işe sabahları kaldıramadığında yine hep şöyle derdin,”tavşan doğurduktan sonra yavrusuna demiş ki sen şu dağa ben bu dağa bu ne benim sizin elinizden çektiğim yahu” Külleyen yalan,ben yavrumu bir haftada ergin bir duruma getiririm,onu hayata hazırlamadan hiçbir yere bırakmam,altı tane yavrumda olur onların hepsi bir ayın içinde kendi ailelerini kurar ve evlenir çor çocuk sahibi de olurlar.Senin gibi yirmi yaşına kadar çocukların peşine düşmem,benimkilerin ayakları üzerinde durması çok kolaydır.Evlenmeleri de sizinkiler gibi nazlanıp sözlenmeyle,parayla pulla olmaz,birbirlerini beğendikleri zaman samanlık seyran olur,anladın mı Mamo.Dünyanın malına mülküne öyle bir taparsınız ki,bir avuççuk buğday zili yesek küfürden başımızı döndürürsünüz,korkumuzdan karnımızı bile doyuramadık.Dağların en uzak yerlerine gitmemizin nedeni de sizsiniz,nerede bizi görseniz kiminizin elinde bir Tazı,kiminizin elinde bir Fiştok bizi vurmak öldürmek için elinizden geleni arkanıza koymuyorsunuz.Ha şimdi sana sormak isti yom;o kadar su için bağırdın çağırdın,hep nefsine çektin sular benim dedin,tarlalar,hatta tüm yeryüzü benim dedin,şimdi neyi buraya getirdin Mamo ağa?Nefsiyle uğraşan bir tek sen değildin,hakkını yemeyelim hepiniz öylesiniz,Adam babanın tüm çocukları böyledir nedense.
Bana gelirse yalnız karnımın doyacağı kadar yerim, çeker yatmaya giderim. kimseyle kolay kolay kavga etmem, yalnız bazen bizim uzun kulak Ayşe’nin yüzünde ufak tefek kavgalarımız olmuştur ama biz iki saniye bile küs kalmayız ya siz?Sizde deveden daha fazla kin ve nefret vardır,birbirinize bir küfür ettiniz mi artık o ölene kadar sürer,barış olmaz. Siz bir toprak parçası için birbirinizi fiştoklarla az mı öldürdünüz? Hele de Ayşeler-Fatmalar için az mı birbirinizi öldürdünüz? Siz var ya canlıların içinde en kıskanç yaratıklarsınız, ne gözünüz doyar, nede karnınız doyar, dünyayı size verseler iki dünya daha istersiziniz. Bencillik ruhunuza işlediği için burada bak uzunca cennete gideceğini umarak bekliyorsun. Sen öbür tarafta çok mu cennet için güzel işler yaptın, beni bırak hangi canlıyı kendin gibi görüp öyle saygılı davrandın. Sen keçilere bile saygılı davranmıyordun, geceleri keçiler seni uykuda bırakıp gittiğinde, kalkıp deliye dönüyordun, ettiğin küfürleri şimdi burada söylesem tüm melekler sana kızacak? Söyle bakalım Mamo,öbür taraf bitti artık bari yaptığın hataları söyle ki durumunda biraz hafifleme olsun.Burada ne sen nede ben kimseyi kandıramayız,her sözümüzün doğrumu yalan mı olduğunu onlar anından zaten biliyorlar.
Mamo;Yahu uzun kulak bu senin söylediklerini ben hiç mi hiç hatırlamıyorum.Acaba bunları ben ne zaman yapmışım ki.Peki diyelim ki bunları ben yaptım,sen nerede gördün ki,niye bu kadar keramet edipte beni illaki zora sokmak istiyorsun?Seni çok sevmediğim doğrudur,ama yinede hani severdim,tazı hiçbir zaman kapıya koymadım,seni yakalatmak için peşine köpekleri de göndermedim.Tarlalara girdiğinde bozduğun filizlerden dolayı ufak kızmalarım olmuştur ama sana hiç düşmanlık yapmadım.Ha bak keçilere kızdığım olmuştur ama bundan sana ne bil miyom ki.Beni gece bırakıp gidiyorlardı,kutlara yem oluyorlardı sonrada sahipleri bana ölesiye kızıyorlardı.Sen olsan ne yaparsın?Ben elime seni öldürmek için hiçbir zaman fiştok da almadım.Seni çok sevmediği inkar etsem de zaten burada biliyorlar hemen,ama girdiğin tarlayı günah diye terk ettiğim külliyen bir yalan.Çocukları büyütmeye gelince benim çok emek verdiğim doğru ama ben ne yapayım seninkiler gibi bir haftada işini gücünü yapacak duruma gelemiyorlar.Hele bir iki tanesi var ki kırkında bile bana ihtiyaçları var,ben ne yapayım ha?Su meselesine gelince ben hiçbir kimsenin hakkını elinden almadım,onlar benim hakkımı aldığı için çoook küçük sorunlar olmuştur,benim kabahatim ne bundan.
Tavşan;Mamo bak artık tarağı tası toplayıp son yere gelmişsin ama,akıllandığın halen yok.Buradan öte yol olmadığını bilmiyor musun?İşin ucundan her gün cayır cayır yanmak var,meseleleri doğru anlat.
Sana bu hafta düşünmen için izin alıyorum, önümüzdeki günlerde seninle uzun uzun sohbetler edip,gerçek dünyada ne yapmamız gerektiğini yalansız dolansız egoizm kandırma olmadan beraber konuşacağız.Birde senin üstünlüğün artık tarihe karıştı,burada ben senden daha üstünüm,söz hakkı benim ama ben insan oğlu gibi bencil olmadığım için eşit söz hakkı uygulanacaktır.Sana uyarım aman ha hep doğruları söyle,geçmişte yaptıklarından dolayı benden ve meleklerin huzurundan özür dile.
İleriki günler daha seninle çooook sohbetler edip,diğer yerle bir ilişki kurabilirsem bu haksızlıkları yapmamaları için senin ağzında bildireceğiz ki artık kavga dövüş,bir de hayvanlara kıyma,küfür eziyet olmasın,tamam mı?
Mamo;Öyle olsun Tavşan efendi,haftaya bir iyice doğruları etraflıca konuşalım.Ama kardeş sen hiç bana söz hakkı vermiyorsun ki.
Tavşan;yahu Mamo halen haksızlık yapmaktan bir türlü doymuyorsun,illaki burada bile kendin konuşmak istiyorsun,bilmen gerekir ki,benim seninle görüşmem senin faydanadır,yoksa şimdiye kadar beklide cayır cayır cehennemden yanacaktın.Birde senin torunlarından bahis edelim.Neden illaki hep erkek torun istedin ha,kızlar insan değil mi,illa oğlan olsun diye Allaha az mı yalvardın durdun.Benim çocuklarımın cinsiyetine hiçbir zaman merak edipte bakmadım.İster kız olsun ister oğlan olsun hepsi de benim yanımda eşitti.Sütümü tüm bakımımı hepsinse eşit yaptım.Büyüdüklerinde de sizin gibi mal mülk için biz hiçbir zaman kavgalar etmedik,yaşamımız komi naldır,herkes bulduğunu yer arta kalanı da diğerlerine gösterir.Siz olsanız saklar çürütür ve yinede bir başkasına vermezsiniz.Birde siz kız oldu diye gece gündüz karılarınızla yatıp illaki erkek çocuk doğurtmak için elinizden geleni arkanıza koymuyorsunuz.Peki kız çocukları insan değil mi,erkeklerin onlardan fazlalığı nedir acaba?Bazılarınız da var ki sözde okumuşlar,erkek çocuk için tam 8-10 tane çocuk yaparlar,ondan sonrada ömür boyu onlara köle olurlar.Bu adam oğullarını ben anlayamadım,sen anlıyor musun Mamo?
Mamo;Yahu uzun kulak nerdeyse aklımı yitirmek üzereyim,şöyle desem olmuyor,böyle desem olmuyor,hep senin istediğin gibi konuşmam gerekiyor.Bu yaşıma geldim böyle bir durumla karşılaşmadım.Erkek çocuğu herkes istiyordu,onlar kızlardan daha iyi kavgaya tutuşuyorlardı.Oğlu olmayanın bacası kör kalıyordu,birde erkek çocuk Allah katından daha makbulmüş diyorlardı,bunda ne var ki,çokları erkek çocuk için tam 10 tane kız evladı bile doğurdular.Ben köylüyüm senin gibi büyük okullar okumadım tavşan efendi,bu kadarını becerdim,sen bana yol göster bundan sonrasını daha iyi yapalım.
Tavşan;Sen var ya bundan sonrada hiç güzel bir şey yapamazsın,halen bak buradan çıkışın olduğunu düşünüyorsun,uyan uyan Mamo efendi,artık buradan öte geri dönüş yok.Benim başkanlığım ve de tanrının gözetimi altında daha çook sohbetler edeceğiz.
Mamo;Ben ne desem de bir türlü inandırıcı olmuyor,yaptıklarımın bu kadar ağır olup olmadığını öğrenmek için bir soru soracağım.Bizim köyde birde namazında niyazında olanlar vardı,her gün beş vakit namazını hiç kaçırmıyorlardı,esasen kapıya tazı koyanda onlardı.Çok merak ediyorum onlarda senin haberin olur,nerelerdeler acaba?
Tavşan;Sorduklarını çok iyi tanırım,bazıları senden önce buraya gelmişlerdi.Hepsi de cehennemde hem yanıyor hem de ömür boyu oranın işlerini yapıyorlar.En büyük suçları hem kendilerini hem de başkalarını kandırmak.Tanrı burada diyor ki;ben şayet varsam,her şeyi de ben yaratmışsam namaz niyaz için ayrı yerler aramak külleyen yasaktır.Cami aramakta boştur,Kilise aramakta,Cem evi de.Kimisi hiç tanımadığım adamları önlerine kor,yeşil yeşil,renklerle dua edip kendilerini bana yakın sanır,kimisi Mehmet’in,Mustafa’nın resminin önünde döner ha döner,ben bu adamlara Adam oğullarını kandırdıkları için zaten büyük cezalar verdim.Bunlar neden güneşe,bizzat bana dönmezler bilmem k i? Diğer suçlarından birisi insanı insan olarak görmeyip ayrım yapıp kendilerini Allaha yakın sanmak.Tüm hayvanlara ve insanlara eziyet etmek.Kapıda Tazı tutup,bizi diri diri köpeklere yakalatıp öldürtmek.İçlerinde bir hacı Osman vardı en büyük suçluda o görülmüştür.Hacca giderek tanrıya yakın olacağını günahlarını af ettireceğini sanmışa da,insanlara eziyet ettiği için,birisinin de bebeğini diri diri yaktığı için onun yandığı kazanın altını hiç hiç söndürmüyorlar.
Mamo;peki bu kadar namazın niyazın hiç mi Allah katında bir faydası olmuyor?
Tavşan;burada öyle namaz mamazın hiçbir önemi kıymeti yoktur.Yaşadığın müddetçe hiçbir canlıyı incitmeyeceksin.Herkesi kendin gibi göreceksin.Karıncayı bilerek incitmeyeceksin.Kimseyi öldürmeyeceksin.Başka yerlerde,kayıpta bir şey aramayıp,her şeyin yaratanın kullarında toplandığını bileceksin.Kadına,çocuğa,yaşlıya,zayıfa,eşit davranıp kimseyi incitmeyeceksin.Her gittiğin yerde ayrı bir yön kendine seçmeyeceksin.Ticaret helal diye fakir fukaranın hakkını yemeyeceksin.Benim gördüklerimin çoğu bunları söz de hep söylemişler ama doğrusunu yapmamışlar,sonrada hacca gidip yaptıklarının af olacağını sanmışlar.Bu adamın oğulları ne kadar kurnaz,tanrıyı bile kandırmaya çalışmışlar.Oysa bizler öylemi yiz,nasıl görünüyorsak öyleyizdir.Hiç bir haksızlık hiçbir kula canlıya yapmadık.İşte onun için sizler burada bizlere hizmet edeceksiniz.
Mamo;Yahu uzun kulak sen her şeyi bilirsin,benim durumum sence ne olacak?
Tavşan;daha sırada senin tüm hayatın boyunca uğraştığın Keçiler,Koyunlar,İnekler,hatta Köpekler seni bekler dururlar,hakkında hiç iyi bir söz söylediklerini duymadım.
Seni sonra ilk sırası gelene teslim edeceğim. Bir kır geçi var seni görmek için neredeyse sabrı tükendi,seni ona götürüyorum.
Kır Keçi;Ooooooooooo Mamo efendi merhabalar,merhabalar,bakıyorum bizi görmeye tenezzül bile etmiyorsun ama burada görüşmek isteğe göre olmuyor.
Mamo;ben aslında seni görmek için burada çok aradım,uzun kulağa bile söyledim,bir türlü hemen göstermediler,ah benim canım Kır Keçim,senin sütünü az mı yedik,sen bizim emektarımızdın.
Kır Keçi;Sus Mamo,senden hiç utanma sıkılmada mı yok,utanmadan birde yalan söylüyorsun.Sen yalnız benim sütümü yemedin etimi de yedin,ben yıllarca senin çocuklarına süt verdim,sana tam sekiz tane yavru verdim.Ya sen ne yaptın bir gün yavruma canım sıkıldı emzirmedim diye beni tutup kıllarımı yolup göle attın “bunu sen doğurdun göt…n ben mi doğurdum” diye bana kızdın.Taşla kafamı gözümü az mı kırdın.En sonunda da bu artık ihtiyarlıyor işe yaramaz diye boğazıma bıçağı dayayıp kesmedin mi hı Mamo efendi,bunlar yalan mı?Derimi yüzerken bile zorlandığında bana küfür etmedin mi,şimdi bir taş atsaydım hemen ayağın kırılırdı,yüzmeye çalışıyorum ayağı demir gibi göt…ren demedin mi ha?Benim postuma bile işkence ettin,içine yıllarca çolluk doldurup hep tepelemedin mi?
Mamo;Etme tutma kardeş,bu söylediklerini inan ki hiç hatırlamıyorum.
Kır Keşi;Seni kurnaz Mamo,sanıyorsun ki öyle yalanlar söylemeyle yukarıdakini kandıracaksın,buranın hesap kitap yeri olduğunu bilerek halen yalan söylüyorsun,burada kurtuluş yok Mamo efendi.
Kır Keçi;Benim yavrularımı biraz büyüdüklerinde hep benden kopardın,hep ellere sattın ben ölene kadar onlara hasret kaldım.Ama sen bir yavrunu üç gün görmediğinde, nerde kaldı yahu,ne oldu yahu,başına bir iş mi geldi yahu,Allah’ım sen yardım et yahu diye hep yalvarmadın mı? Seninkiler tanrının kulu da benimkiler değil mi? Etimizi neden hep ateşlere koyup da sonra yiyip durdunuz?
Mamo;Ben ne söylesem ki,Allah sizin etinizi Adam oğullarına helal kılmış dediler.
Kır Keçi;Kim demiş bu caniliği,bunu diyen mutlaka bir Adam oğludur.
Mamo;Hayır Allah’ın elçileri peygamberler öyle söylediler,Allah garipten onlara melekler göndererek öyle söylemiş.Onların sözleri hep kanundur,hiç olmaza buna inan benim ne suçum var yahu?
Kır Keçi;tanrı buradan hiç de öyle bir şey söylemediğini açıkça söyledi,bu söylediklerin Adam oğullarının aç kalmamak için uydurduğu yalanlardır hepsi.Sizler o kadar beceriksizsiniz ki hep hazıra konmuşsunuz,kapının önünde Kır Keçiyi yakalayıp ayaklarını bağlayıp boynuna bıçağı dayamak kolay iştir.Neden bizim gibi dağdan taştan,tarlalardan,ovalardan,bahçelerden karnınızı doyurmadınız?
Senin o kokar etini burada yiyeceğimizi sanma, hakkındaki şikayet bir iki değil ki kurtuluşun olsun, ne kadar yaşadıysan o kadar da suç işlemişsin. Senin sorgun ne kadar sürer bunu hiç kimse bilmiyor.
Kırkeçi;Mamo efendi senin psikolojin çok bozulmuşa benziyor,ne korkak adammışsın böyle,bize eziyetler ederken hiç böyle bir halin yoktu.Sen bu gidişle sorgulara cevap bile veremezsin.Biraz durumun düzelsin diye konuşmaya birkaç gün ara veriyorum, sonra daha çoook sohbetlerimiz olacaktır.
Mamo;Ben söyleyeceklerimi söyledim,anamda buradaydı,onu bir görmeye gitsem?
Kırkeçi;O öyle kolay değil,senin anan cennettedir,oraya senin gibilerin gitmesinin mümkünü yoktur.
Kırkeçi;sen biraz şurada,bekle,sakın uyuma,etrafa bakma,kimseyle konuşma,yalnız bekle sıradakiler daha seninle görüşecekler.
Mamo;Ben ne yaptım ki bu kadar eziyet ediyorlar,bir anamı bile göstermiyorlar…Allah’ım ben ne yapayım.
Tanrı;Sus Mamo,sus ki sus..senden bir kelime bile duymak istemiyorum..beni meşgul edip durma.kes sesini..
20.07.2010