Kürdistan Halk Savaşının Askeri Sanatı
Uzun yıllardır süren Kürdistan gerilla savaşı yeni bir boyut kazanarak artık Kürdistan halk savaşı niteliğine ulaşmıştır. Bundan böyle halkın tüm sınıf katman ve kişileri bizzat savaşa dahildir.
Kürdistan’da 1978’de başlayan öncü gerilla savaşı kısa sürede Türk devletinin askeri güçlerine vurarak hızlı biçimde gelişip halk ta büyük destek almıştır.İlk başlarda devrimci hareketin strateji ve taktikleri açık belli olmasına rağmen devlet büyük bir hileyle “şaki-eşkıya” yakıştırması yaparak halkla buluşmayı önlemeye çalışmıştır.Ne var ki Kürt halkı bu yalanları ilk gün bile yutmamıştır.Halkın bu tür yalanlara karşı geçmişe ait bilgileri tazeliğini koruduğu için öylesine fazla bir etkisi de olmamıştır.Şeyh Saitler ve Seyit Rızalar aynı yol yöntemlerle halkın gözünde düşürülmeye çalışılıp,sonunda idam edilmişlerdir.12 Eylülle tüm gücünü devrimci hareketi yok etmek için hapisleri dolduran,devrimcileri asan kesen işkencelerle yok eden Türk Devleti son gücünü Diyarbakır hapishanesinde kaybetmiştir.Mazlumlar daha dağlara bile çıkmadan devletin gücünü yerle bir ederek bu günkü Halk Savaşının Askeri Sanatına başlangıç yapmışlardır.Daha sonraki savaşın adım adım nasıl gelişip dağları ve Kürt halkını mekan tuttuğunu biliyoruz.Uzun süredir Kürdistan’da yürütülen yalnızca gerilla savaşı değildir.Bunu Türk devleti de bildiği için bazı köyleri resmen yok etmiş,yakmış ve yıkmıştır.Böylesi durumlar anacak ve ancak savaşın halklaştığı durumlarda olabilir.Artık bundan böyle Kürdistan coğrafyası Türk askeri için çıkılmaz bir mezarlıktır.Her çalı,her taş,her karanlık,her koyun ,her kuzu büyük bir düşmandır.Bu düş sözde hayaletlere de Türk askeri sürekli saldırmaktadır .
Bunlar halk savaşlarının şaşamaz kurallarıdır.Korku ve haksızlık hiç akla hayale gelmeyen işleri Türk askerine resmen yaptırmaktadır.Öldürülen gerillanın gözü oyulmakta,kulakları kesilmekte,dişleri kırılmakta,tecavüz edilmekte,kafaları parçalanmakta,tanınmaz biçimde yakılmakta,akla hayale gelmeye işkenceler gerilla cenazelerine yapılamaktadır.Böylesi gelişmeleri ilk yapan Vietnam’da bizzat ABD idi. ABD bunu Vietnam halkın ve gerillasının gözünün korkması için yapıyordu.Sonucu herkes bilmektedir,dünyada ilk ve en büyük yenilgiyi bizzat Vietnam’da almıştır.Vietnam Halk savaşı da gittikçe askeri bir sanat kazanarak düşmanını yerle bir etmiştir.Kürdistan’daki gidişat aynı durumu bizlere açık ve net olarak gösteriyor.Kürdistan gerillasının zamanındaki başlattığı öncü gerilla savaşı gittikçe Kürdistan Halk Savaşının Askeri niteliğine bürünüyor.Böylesi bir halkı tarihte kimse yenememiştir.Bu kadar kirli bir savaş yürütenler bunun sonucuna da katlanmak zorundadırlar.Yapılan işkencelerin elbette mutlaka hesabı sorulacak ve bunu yapanlar pişman edileceklerdir.Unutulmamsı gereken en öneli bir durumda şudur,gerilla bitmiş olsa geride kalan 90 yaşındaki Kürtler bile bunun hesabını soracaklardır.Kürtler artık savaşın askeri sanatını öğrenmişlerdir,yenilgiyi tarihin çöp sepetine atıp zafere kenetlenmişlerdir.Bu uğurda yakılmak,yıkılmak,ölüm,işkence,akla hayale gelmeyen her türlü kötülük hoş geldi safa geldi. Kürt dağlarında,Zagroslarda şimdiye kadar tarihte hiçbir güç bir kış geçirememiştir,Kürt halkının artık evi gibidir tüm dağlar.Dağlarda,Irakta,İran da,Zagroslarda,Sınırda Kürt gerillası aramak Türk halkını kandırmak için yapılan soytarılıktan başka bir şey de değildir.İskenderun’da,Karadeniz’de,Avanoslarda,İstanbul un göbeğinde darbelenenlerin dağlardan bahis etmesi alçaklık değilse nedir.Tarihi şan şöhretinizden bahis edip duruyorsunuz,buyurun savaşın kurallarına uyun,savaşı kurallarına göre yürütün.Osmanlıda ne de olsa oyun çoktur ama ne yazık ki sonu boktur.Osmanlının sonunu da tüm dünya alem biliyor.Bu gidişle Türk devletinin sonu Osmanlıyla bir birine benzeyecektir.
Bilinmesi gereken en önemli objektif durum Kürtlerin Ermeni olmadıklarıdır.Tamamen halkalaşan bir savaşın karşı bir savaşla çözümünün mümkün olmadığını tüm dünya tarihi bilir.Kürt kadınları mezara gönderdikleri evlatlarını zılgıtlarla gönderdiği müddetçe siz kimi yeneceksiniz ey beyhudeler.Artık bu savaş da gerilla cenazeleri en büyük saygıyı sevgiyi gören varlıklardır.Boş yere çalılara,koyunlara,kuzulara,taşlara,saldırmayın.Kürt gerillası sizin adımınızı attığınız her yerdedir.Her adımını attığınız yerde bir bomba patlayabilir.Sizleri ne babanız ABD nede bir başkası kurtaracaktır.Kürtlerin uzattığı eli tam 20 yıldır havada bırakıp öldürmeye yok etmeye devam ettiniz.Artık bu savaş Kürdistan Askeri Savaş Stratejisidir.Yenilmesi mümkün değildir.Dünyadaki tüm Kürtlerin bu haksız savaşa karşı ölümüne tavır almaları gerekiyor.
Türkler,Kürtler,demokratlar,devrimciler,aleviler,ey insanlar böylesine haksız bir yok etmeye karşı sessiz kalmak insanlığı unutmak değilse başka nedir.Tüm insan olanların bu savaşta tarafsız olması mümkün değildir.Yurtdışındaki tüm Kürtlerin gerek maddi gerekse manevi olarak tüm gücünü tam da seferber etme zamanıdır.Alevi Kürtlerin artık tarafsız kalışını tarih hiçbir zaman af etmeyecektir.Her halkın tarihinde böylesi acı dönemeçler vardır.Böylesi en küçük hareketin çok büyük öneminin olduğu bir durumda herkes elinde ne geliyorsa onu Kürt Halk Savaşının gereklerine sunmalıdır.Türk devleti haksız bir savaşı yürütmekle birlikte akla hayale gelmeyecek her şeyi,tüm medyayı,Kürt işbirlikçilerini,Alevi döneklerini,MHP’yi,CHP’yi,AKP’yi,ordunun tümünü,şoven ırkçı Türk milliyetçilerini,profesyonel katilleri,özel katliam timlerini,ortaya sürerek Kürt halkını katliamlardan geçiriyor.Buna karşı yükselen Halk Savaşında ilerici tüm insanlığın Kürdün yanında yerini almasının en acil,hatta can alıcı zamanıdır.Bu süreçteki hataları tarih hiçbir zaman af etmeyecektir.Dostlukları da Kürt halkı yaşadığı müddetçe unutmayacaktır.gün bu haksız savaşa karşı haklının yanında yer alma günüdür.
Kürdün gözlerini oyma, dişlerini kırma, cenazelere işkence, bacakları koparama, ölüye cinsel tecavüz, gerillanın karnını deşme, köylüleri kuşuna dizme, Kürt kadınlarına ve 8’indeki körpe kızına tecavüz, bu olmadık işkencelerin hesabını tek tek mutlaka vereceksin ey Türk devleti.
Ali EKBER/07.07.2010