Skip to main content

Irkçılık ve Emel

Irkçılık ve Emel  

Mehmet Saygılı                                         

Bu sıralar Türk ırkçılığının vardığı çılgınlık başka deyimle “şirazeden çıkma” derecesinden söz etmeyeceğim. Herşey göz önünde cerayan ediyor.

İnsanların bataklık sazlığı ‘ot’lar haline getirildiğini, sürüleştiğini görüyor ve tiksiniyorum.
Bazı dostlarım “Şimdi yazmazsan ne zaman yazacaksın, herkesin ses vermesi gerekir” dediler. Ben de birkaç kelimeyle sesimi insani seslere katıyorum ve ırkcılığı lanetliyorum.
Irkcı sürülerin yapısını biliyorum, tanıyorum.

Düşünce, sevgi, saygı yani insani yargı diye bir yetenekleri yok. Tek bildikleri hayvani hırıltılar, çığlıklar atarak, hedef gösterilene sırtlanca saldırmaktır.

Bugün Türkiye’de olan da budur. Dizginlerini koparmış sürünün yarın başka hedeflere de yöneltilmesi mümkündür. Sürüye kızmanın bir anlamı ve faydası da yok. Asıl suç çobanlarında. Yani Türkiye’nin derin devletinin ’sahip’lerinde. Acaba onların hedefi nedir?

Bence cevabı aranacak soru budur. Şimdi birkaç noktayı özetleyelim:

Acaba dert ppk mıdır?

Bence bu bahane. Yoksa dünya alem biliyorki Türkiye’de eskisi gibi gitmeyecek bir Kürd sorunu, sıkıntısı var; kürdler eskisi gibi kimliksiz ya da türk kimliği ile yaşamak istemiyorlar. Pkk bu sorunu doğurmadı, bu sorun pkk’yı doğurdu. Bunu Türk devletinin ‘derin’i de ‘yüzeysel’i de biliyor. İşte bu tc. iki kelimeyle deseki “sıkıntıyı anladım, giderilmesi için düşünelim, projeler üretelim”. Hemen silahlar susar diye düşünüyorum.

Dahası aklını peynir ekmekle yememiş her zat bilirki; Irak Kürdistan’ına girmekle (ppk’nın yok edildiği farzedilse dahi) varolan sorun bitmez alan ve hacım, ağırlık olarak daha da büyür ve çözümsüzleşir.

Öyleyse emel nedir?
Bir değil birkaç tane olabilir. ABD’nin ipi Türk devletini Irak’a yerleştirip, oradan İran’a saldırtma kazığına bağlıyor gibime geliyor. Bugün Kürdler kurban olarak seçilmiş olabilirler, o da türkleri memnun etmek için.
Emel çoook daha büyük ve insanlık açısından çok daha teklikelidir.

ABD ve Avrupa ortadoğuyu kontrola almada çok zorlanıyor. Ama almak da zorunda. Bu zorunluluk emperyalist çıkarlardan gelen bir zorunluluktur.

Hammadde kaynakları ve geçiş yollarını ele geçirme ve elde tutmanın yanında gelişen Çin’i, Hindistan’ı ve Rusya’yı durdurma, önüne kendi topraklarından uzakta, ortadoğuda ’sağlam’ bir duvar örme emeline Türk ırkcılarını harç olarak neden kullanmasınlar?

Haphazır bir moloz yığını.
Büyükanıt bir iki daha ‘yürüyün’ çimentosu katsa yeter, molozdan betonarme bir duvar çıkar. Hatta bu sürü Çin’e bile gözünü kıpmadan sefere kalkar.

Özkök’ler de Avrupa’nın en pahalı şarapları eşliğinde “şahlanın aslanlarım, kürd kanı için” diye kadeh kaldırır.

Belanızı bulasınız, ırkcı faşistler !!!
Başka ne denirki?