İnsan
Ali EKBER
Baba konusuna değinmemin nedeni günümüzün ‘ baba’ değerini bilmeyen gençlerini biraz uyarmak içindi.
Yazının olumsuz yanı, bazı özelleri de kapsıyordu, okuyucu bu özele ilgi duymaz hakladır da.
Her ulusun demokrat, ilerici hatta devrimci güzel insanları vardır.
Elbette Türkiye’nin ve Kürdistan’ın da çok güzel insanları vardır.
Her şeye rağmen hem bu yaşadığım ülkenin demokratlarını, hem de Türk demokratlarını ben yetersiz buluyorum.
Bu türlü değerlendirmelerde hemen adama sorarlar, peki kendini nasıl buluyorsun?
Elbette kendimi de yetersiz buluyorum, birçok yapmam gereken iş vardır, yapmıyorum, yapamıyorum.
Önce Türk demokratlarına bakarsak, devlete karşı, yürüttükleri sivil itaatsizlik etkinlikleri tamamen yetersiz, nerdeyse yok gibi.
Önemli olan esasen devlete bakış açısı,bir halkın yüzde 99’u devletinin her yaptığı işi doğru bulursa,böyle bir halktan devletin olumsuzluklarına karşı gelmesini beklemek saflık olacaktır.
Bu siteye girdiğim ilk dönem, bir çok siyasi yazılar yazmıştım özellikle de siyasi konular üzerine, bazı kesimlerin takdirini, bazılarının da tepkisini almıştık.
Bunlar yazınsal alanda oldukça doğal olan olaylardır, yoksa demokrasi nasıl olacak?
Hatta bana karşı yergiyle söz eden arkadaşlara, birçok şey borçlu olduğumu söyleyebilirim.
En acımasız eleştiren kişi, candan olan kişidir, bir kişiyi en acımasız ya babası, ya can arkadaşı, yoldaşı eleştirir.
Sevgiyle bahis edenlerde elbette daha fazla kendimizi geliştirmede ve yürüdüğümüz yolda bize güç veren arkadaşlarımızdır.
Bu gün bir olay yine eskilere gitmeye beni oldukça zorladığı için buraya da yazıyorum.
Ben o dönemler dünyada büyük bir kriz olduğunu söylüyor ve bunun analizini bilimsel olarak yapmaya çalışıyordum.
Birçok kessimde, özelliklede Fransa da bir iki arkadaş ‘ne krizi biz kriz falan görmüyoruz’ diye benim hatalı tespit yaptığımı söylemişlerdi.(Merak eden arşivlere baksın)
Bu gece Fransa Telekom’unda, krizlerden, çıkışlardan dolayı Fransız Telekom’un da çalışan tam 25 kişinin intihar ettiği haberleri geldi.
Şimdi ben soruyorum? Peki, bu insanlar neden en kötü yol olan kendini imha etme yolunu seçtiler. Hani Fransa da kriz falan yoktu, herkes halinden memnundu?
Değerli arkadaşlar, bir kişinin yazılarına iş olsun diye karşı çıkılmaz, hani gerçekten sağlam argümanlar olur o zaman karşı çıkılır.
Ben o yazıyı yazdığım dönemler, krizin tam en derin yerindeydik, halen krizin içindeyiz.
İşçi sınıfı için gelecek günler daha da çok zor olacaktır, bunun nedenleri o kadar açık ki, biraz tarih okumak yeterlidir.
İşçi sınıfının tarihi kadar derin incelenmiş bir tarih ben bilmiyorum, bilen arkadaş varsa buraya yazsın biz de okuyalım.
Eksik olan işçi sınıfının önderliğidir, bun en önemli nedenlerinden birisi dünya emekçilerinin kanlarıyla kurdukları, o güzelim iktidarların bazı hainler tarafından tuzla buz edilmesidir.
Bu elbette sonsuz olmayacaktır, işçinin kurtuluşu yazılmış, çizilmiştir, eksiklikleri giderebilecek mezar kazıyıcıları da hazırdır, yeter ki umutlu olup doğru analiz yapalım.
En önemli vermek istediğim mesaj; insanlık artık ölüyor, insanlığı kazanmak bizlerin elinde, her şeyin mal, mülk, para, ev, şah şaha, şımarıklık olmadığını gösterebilmeliyiz.
Hiç olmazsa, geçmişin devrimci kültürünü yaratama da, öncülük görevlerimizi unutmayalım.
Eskilerde devrimci kişinin yürüyüşünde bile belli olurdu, konuşmasında anlardınız, bakışlarında onun karşılıksız bir dost olduğunu bilirdiniz?
İşte en azında, iktidar kuramıyorsak bu kültürü unutmayalım, gelecek kuşaklara taşımada öncülük görevlerini bizler yapalım. Her şeye rağmen geleceğin işçi sınıfının olduğunu bilmeliyiz. Bu böyle zaten yürümez, her şey dökülüyor, ahlak, insanlık, kişilik, sosyallik, yoldaşlık, sırdaşlık, öldüğü için bu sistem kendi miladını tamamlamıştır.
Mezar kazıyıcılarının hazırlanması gerekiyor, bir firmadan 25 kişi intihar ediyorsa bu sistem yürümez.
Not: Bir önceki isim vererek yazdığım ‘baba’ yazısın da bazı gocunanlar olduğunu duydum.
Bu kişilerin şayet doğruları varsa buraya yazmaya çağırıyorum.
Dışarıdaki, kişilerde değerlendirsin, acaba bu adam yalan mı yazmış diye kimsenin kafası karışmasın, doğrular ortaya çıksın.