Güneşe secde edenler...
Êzîdîler, tarih boyunca çok ağır baskılara ve katliamlara maruz kaldı. Ve o kadar katliama maruz kalmalarına rağmen bugünlere ulaşmalarını sağlayan gücün, güneş olduğuna inanırlar. Bu yüzden ibadetlerini güneşe dönerek gerçekleştiriyorlar.
Onlar, Laleşli Êzîdîler... Kutsal mabetleri, Güney Kürdistan’da Duhok ile Akre yolu üzerindeki Eşivne Köyü’ne yaklaşık altı kilometre uzaklıktaki Laleş’te bulunan Êzîdîler, hem inançları, hem siyasal yaklaşımları, hem de demokrasi anlayışlarıyla oldukça ilginç özellikler taşıyor.
Laleş’in sivil liderliğine bağlı Şêx Berekat’a göre bütün katliamlara rağmen onları koruyan şey, güneşe duydukları inançtı. Şêx Berekat, “Unutmayın ki, güneşin nuruyla yeşilleniyor dünya. Güneş olmazsa her şey anlamsızlaşır. Biz güneşe secde ederek kazandık ve bu günlere kadar gelebildik” diyor.
Şêxan, Baadre, Behşika gibi Êzîdî yerleşim yerlerinin yanı sıra Duhok’un batısına düşen Xankê, Zaxo’ya bağlı Derebûn köylerinde de Êzîdî yerleşim yerleri bulunuyor. Fakat Laleş, sadece Güney Kürdistanlı Êzîdîler için değil, bütün dünyadaki Êzîdîler için çok özel bir öneme sahip. Dünyanın her yerinden Êzîdîler, Laleşi ziyaret ederek buradaki ruhani önderliklere hizmet ediyorlar.
Kürtlerin ulusal renklerini taşıyan tek ibadet yeridir Laleş. Laleş’in içinde herkes din kardeşidir. Onun için kimse kimsenin ismini sormuyor. Her renkten, her sınıftan, her sosyal statüden Êzîdî burada ibadet ediyor...
Laleş, Êzîdîlerin Vatikan’ı gibidir çünkü. Kendi içinde bağımsız ve bölgede özerk bir yapıya sahip. Êzidîlerin Mirleri ve Şêxlerinin yanı sıra Feqîr, Kewal, Pîr, Kuçek, Murîd gibi Êzîdî din adamları bulunuyor Laleş’te. Bu din adamlarının bazıları değişik renklerde giyinseler de, giysilerin hakim tonu beyaz.
En üst ruhani liderin statüsü Babê Şêx’tir. Fakat ismi bilinmez. Babê Şêx’in ismini zikretmek ise Êzîdîlerce günah sayılıyor.
Çarşamba mübarek gün sayılıyor
Babê Şêx’in divanında, hep aynı giysiler içinde onlarca dini görevli hazırda bekliyor. Bazıları divanda oturuyor. Babê Şêx, Êzîdîlerin ve Laleş’in sorumluluğunu yürüten en büyük ruhani lider olarak görev yapıyor. Babê Şex için özel olarak yapılmış oturma divanının kutsal olduğu varsayılıyor ve elbette ondan başkasının oturmasına izin verilmiyor.
Laleş’te yüzlerce dini görevli bulunuyor. 30 ile 40 arasında da Êzîdî köylerinden imece usulü gelenler ise Laleş’in; temizlik, yemek ve teknik düzenlemelerden oluşan günlük işlerini yürütüyorlar. Asla evlenmeyen, kendilerini Êzidî dinine ve Laleş’e adamış olan iki de rahip var Laleş’te. Müslümanların Cuma’sı gibi, Laleş’te de Çarşamba mübarek gün sayılıyor.
Fotoğraflarla da görebileceğiniz gibi Şêx Hadî ibadet yeri, rengarenk bezlerle donatılmış. Kesk û sor û zer ile örtülmüş Şêx Hadî’nin mezarının üzeri. Kutsal mekanların birçoğunda dini törenler ve dualar ediliyor.
Öte yandan güneşi temsil eden ve ismini güneşten alan Şêx Şems’in mezarını... Bu mezarı bekleyen Şêx Şems’in ailesinden Vezir Şêx Berekat’tan, burada Êzîdî dini inancını temsil eden simgeler var.
Ve Şêx Berekat anlatıyor, güneşin neden Êzîdîlikte bu kadar önemli olduğunu: “Bizlere çok baskı yapıldı. Üzerimizde 72 katliam yapıldı. Bizi koruyan en büyük güç, güneşe duyduğumuz inançtı. Ve güneşe bu inancımızdan hiçbir zaman vazgeçmedik. Onun için güneş ne tarafta olursa olsun, ona dönerek ibadet ederiz. Çünkü güneşin nuruyla dünya yeşilleniyor, yaşam düzenleniyor. Güneş ve ateş bizde çok önemlidir. Biz Kürt Êzîdîleriyiz. Bizde güneşe secde etmeyenlerin imanı eksik olarak değerlendirilir. Biz de Laleş’te güneşe secde ediyoruz. Güneşsiz kalmayın..”
ANF/Laleş
02.09.2010