CHP ve Gandhi Kemal
CHP kurultayına 5-10 gün kala, kimler tarafından düzenlendiği henüz kamuoyunca bilinmeyen âdi komplonun sonucunda, Deniz Baykal'ın partisinden uzaklaşmasıyla, yılların bilinen CHP'si bir anda halkın umudu oldu. CHP liderliğine seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, Mahatma Gandhi ünvanına kavuştu.
CHP gerçekten sosyal demokrat bir parti mi?
Kemal Kılıçdaroğlu, gerçekten Mahatma Gandhi'nin misyonuna denk düşüyor mu?
Mahatma Gandhi, İngiltere’ de hukuk öğrenimini bitirir, antiemperyalist, ezilen halkların dostu, derin hümanist duygularıyla, Güney Afrika ‘da ırkçı rejime karşı henüz genç bir avukat olarak siyahlar’ ın haklarını savunur. Daha sonra ülkesine döner. Hindu milletine mensup olduğunu hiç bir zaman inkâr etmez. Hindistan halkıyla içiçe, onların günlük yaşamını paylaşır. Şiddete başvurmadan uzun yıllar direnerek, Hindistan ve Pakistan halkının bağımsızlığını elde eder.
Öncelikle CHP'nin tarihine bakalım:
Avrupa'da, 18. ve19. yüzyılda da ticaretin ve sanayinin gelişimiyle burjuvazinin feodalizme karşı ulusalcılık kuramı da gelişti. O dönemde Avrupa'da öğrenim gören Osmanlı Türkleri de bu ulusalcı akımlardan etkilendiler. Osmanlı Devletinin önemli mevkilerinde yer alan bu şahsiyetler imparatorluğun sınırları içerisinde bulunan Balkanlarda, Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya ve Arnavutluk'da örgütlendiler. Bu örgütlenme neticesinde, İttihat Teraki hareketi 1908 Jön Türk devrimiyle siyasi bir partiye dönüştü. Bilinen ırkçı, katliamcı, politikalarının yenilgiye uğraması sonucunda kadrolarının büyük bir kesimi tasfiye oldu. Atatürk'ün de yer aldığı geriye kalanlar, Cumhuriyetin kurucularıdır. Ulusal kurtuluş döneminde Halk Fırkası adını alan aynı hareket daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi adını alır. Ermeni, Rum, Keldani, Süryani, Koçgiri, Dersim, Zilan, Ağrı ve günümüzde düzenlenen katliamların planlayıcıları bu haraketin önderleridir. CHP Cumhuriyetin devlet partisidir. Bir dönem genelbaşkanlığını, içişleri bakanı ve il başkanlıklarını valilerin yaptığı, otoriter, kafatasçı, ırkçı bir partidir.
Her örgütlenme bir ihtiyaçdan doğar. Aynı değer ve duyguları paylaşan insan topluluklarının göreceli olarak bu değer ve duyguları yaşamanın organizeli çabasıdır.
CHP örgütü bu değer ve duygulara cevap veriyor mu?
Çağdaş Anadolu insanının layık olduğu yaşam felsefesinin tercümanı olabiliyor mu?
Yani hukukun üstünlüğünü,din ve vicdan özgürlüğünü: Caminin, Kilisenin, Sinagogun ve Cem evlerinin yanyana,isteyenin istediği mekânda güven ve huzur içerisinde ibadetini yapabildiği bir ortamda, sosyal adaletten yana, mazlumun ve mağdurun yanında, ırk ayrımcılığına karşı, Kürt halknın ve diğer azınlıkların kültürel ve kimlik haklarının savuncusu. Gerçek sosyal demokrat bir partili, Ekolojik dengenin koruyucusu olması gerekir.
Günümüz CHP'si bu misyona sahip mi?
Bu partinin genel başkanlığına soyunan Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçmişine bakdığımızda: İktisatçı bir bürokrattır. Kendi kimliğine sahip çıkmayan, hatta Kürt kelimesini telafuz etmekten kaçınan, Kürt halkının ızdıraplarını görmezden gelen, kendi celladına tapan, ırkçı bir partinin genel başkanı, Gandhi'yi çağrıştıran herhangi bir niteliğe sahip değildir. Öyle bir kaç popülist söylevle Gandhi ünvanını elde edemez. Kürt ve Alevi olması iyi niyetinin kanıtı değildir. Çünkü en azılı ırkçıların azınlıklardan çıktığına tarih tanığımızdır.
Temenimiz esaret altında ezilen Kürt ulusunun kimliğini elde etme uğruna vermiş olduğu mücadele ile emekçi sınıfların iktisadi ve sosyal hak talepleri çağdaş insanlığın özgürlüğe ve refaha olan özlemidir. Bu uğurda ciddi bir işbirliği ve ittifak olmalıdır. Bu ittifak temelinde ilkeli, güçlü bir siyasi hareketin oluşumu acil bir ihtiyaçtır. Yoksa ipliği pazara çıkmış, CHP ile bu ülkenin sorunları çözülemez. Köprülerin altından çok sorular geçti. Dönem 70'lerin Karaoğlan dönemi değil. Aş,iş sloganlarıyla Anadolu halkı aldatılamaz.
Halkımız Hızır Paşalar istemiyor. Pir Sultan gibi önderler istiyor.
"İnsanoğlu her zaman kişilere ve kurumlara sevgiden dolayı saygı duymaz, çok zaman korkudan dolayı saygı duyuyormuşçasına davranır".
Ali BERXECAN (Kutlu)