Skip to main content

Bizim Oralar

Bizim Oralar

Mehmet Saygılı
pertek1.jpgBugün Gözpınar’da gördüğüm bir olaydan bahsetmek istiyorum.
Gözümle gördüm, az bir süre de olsa cemaatlarına  katılıp, orada bulunanlarla merhabalaştım.
Olay şu; köyün önündeki okul binasını bilirsiniz. İşte o okul binasının açılışını ben yapmıştım.
O okul binasının yol tarafında, Şuko’nun evinin önünde bir pınar vardır.
Bizim OralarYerden bulgur bulgur kaynayan  buz gibi bir su.
İşte o pınarın oralara sandalya atmışlar, bir,  iki , on değil herkese yetecek kadar sandalya.
Yaz günü; hava sıcak. Köyde olan herkes geliyor; ister gündüz, ister gecenin herhangibir saatında uykusu olmayanlar gelip o sandalyalara oturuyorlar.
Hakiki köy meydanı, köy havası.
Kimsenin kimseye yük, şelek, misafir olduğu yok. Herkes herkesin yanında.
Selam verene yer de var hal hatır da.
İki lafın beli de kırılıyor, hasret de gideriliyor.
Ötekisi/berikisi olmak yok, şu bizden, o onlardan yok. Orada o meydanda herkes eşit, herkese oturulacak bir sandalya da var,  söz de var.
Ben yegenim Taylan’a “yavaşla” dedim ve yere atladım.
“Law Gözlüler bana bir lağap takmıyacaksanız, geleceğim, yoksa yoluma devam ederim”  dedim. Bir kahkaha tufanı koptu.
“Law kê navêmê hatıyadara.”  Sarılmalar…
Bizim oralarda takdir ettiğim en önemli olay budur.  Bravo Gözpınar’lılar.