Böke Kim mi? -3
Böke Kim mi? -3
Mehmet Saygılı
Nışanıt’ta Böke Yusup adında bir adam gerçekten vardı. 
Bu adam Nışanıt’lılardan çok çevre köylerde özellikle de İğdemlik’te tanınırdı.
Böke hakiki bir Binboğa’lıydı. Binboğa’nın suyuyla, havasıyla ve terbiyesiyle…
Bökenin bir bökeliği vardı. Onu böke yapan bir özellik. İşte bu özellik onun yapısında yani ondan başka birisinin Bökeliği yaşayamamasından kaynaklanıyordu.
Ben kendi kulağımla duydum; bu böke diyordu: “Kurtuluş şavaşında bir gün öğleden sonra bizim İsmet beni yanına çağırdı. Üstü kuru yaprak kaplı çadırda kulağıma fısıldadı; ‘bak yusup oğlum bu böyle gitmez . Mıstaa dinlerse senin sözünü dinler. Git ona benim selamımı da söyle ama deki bu böyle olmaz.” (ismet dediği İsmet İnönü, Mıstaa dediği de Atatürk’tür.
Düşünebiliyor musunuz? İsmet İnönü bizim Böke vasıtasıyla sesini Mustafa Kemal’a yani Atatürke ulaştırabiliyor. O da yalvar yakar. Peki Böke kim?
Eeevet Böke benim kahramanım. Onu ben yaratmadım, o zaten vardı. Benim yaptığım tek iş onun biraz dolaşmasını sağlamak.
Böke sizin köye de gelecek. Er ya da geç gelecek. Sizden ricam bu saf ve bilge insanı iyi karşılayın, kiymetini/ hatırını iyi bilin.
Çünkü o, dünya tatlısı bir Böke’dir ve,
O bizim on yıllarca edindiğimiz, edindirmek için çaba harcadığımız, hatta uğruna hiç çekinmeden ölümü göze aldığımız değerlerin adamıdır, onun için Bökelik yapıyor.
Bu adamı sevmeyenin ne kendisine, ne de insanlığa faydası olur.
Bu adamı sevmiyenin, gani gani parası olsa dahi iflah olmaz.
Böke’ye kem gözle bakan hiç muradına eremez.
Çünkü Böke; sevgidir, mutluluktur, murattır, hasrettir…
Hastır, hasastır ve hikayalerinden göreceksiniz gözleri gülen insanların hem yanlarındadır hem de onların mutluluğuna havalara uçan bir yapısı vardır.
Çok sever
Çok da sevilmek ister.
Bizim Böke Yusup kurtuluş şavaşı anılarına başlarken bu ismet inönü’lü, Mıstaa Kemal’lı girişlerle giriş yapardı. Sonunda içinde bulundukları durumu anlatmak için hemen her seferinde “ne bulursak yerdik der” ve yerde bulduğu tezek mezek ne varsa ağzına atar ve gözümüzün önünde çatır çutur yerdi. O yaşların idealleriyle hepimiz hayrandık .
İşte ben size bu bökenin maceralarını anlatacağım. Olaganüstülük aramayın, doğallık arayın ve bu adamı dinleyin.
Bökenin tek derdi inandığı değerleri anlatmak, bu değerlerin dışındakilere ders vermektir. Bazan da sinirlenip küfürü basmaktır.
Böke namussuza, hırsıza, şerefsize, haysiyetsize, dolandırıcı kandırıcıya… çok kızacak,
Dürüste, haklıya, doğruya hayran olacak ve çok sevecektir. Devrimciyi kollayacak ve koruyacaktır.
Bizim Bökemiz böyle bir BÖKE olacak.
Haydi yakında böke’ye merhaba diyelim.




