Skip to main content

Böke- 5, Nereye Böyle?

Böke- 5, Nereye Böyle?

Mehmet Saygılı

haciemmi.jpgYolçatı, Göçayırdan ve Gözpınar’dan gelen yolun birleştiği yere deniyordu. Kavşağın üst yanında iri iri taşlar vardı.

Hasankahyaların alt yanı, boz ve aşılı armut, kırmızı ve beyaz alıç ve de mammıx ağaçlarının arasından yürüne yürüne aşınan ve sel yatağına dönen bir yol.

Mamolara kadar gelir oradan ya İgdemlik’e giden yol tutulur ya da İgdemlik’e uğramadan Hatunoluk’un üst yanından Kala’ya doğru o yokuş tırmanılır  Ağcaşar, Kepez ve Kızılcık’a doğru devam edelirdi.
Bu eskidendi, Böke’nin zamanında.
Kızılcıklılar hep o yolu tutarlardı. ya şimdi? Tek yol, tek istikamet…

Böke, işte bu yolçatında, belkide bayram kayasından kopup gelen kocaman taşın üzerine tünemiş soluklanıyordu. Birazdan tutacağı İgdemlik’ten yana yol, aşağılara Birecik’ten, Kötüre’den, Gözpınar’dan gelen yola baktı, kimse yok.

“Ortalık ingil ingil”

Uzaktan bir turna kuşu, Göçayıra doğru bağıra çağıra koştu. Kendisi görünmüyor, sesi duyuluyor. Uzaktan koyun sürülerinin tokurdak sesleri ve yeniden sessizlik. Coruklunun, Sandıklının oralardan.

Böke’nin içi geçti, uyukladı. İgdemlik’liler buna tapuklama derdi.

 Ona yaklaşan, Yarpuz’dan gelen Aga sesizdi. Zaten Aga’nın ses ettiğini, bir başkasını rahatsız ettiğini gören yok. Bu dünya tatlısı adam, bu insan, bu doğal, bu hayatın kendisi olan Aga, şehirden aldığı elbiselerin içinde yabancı, ama tabiatla; yani kuşlarla, çiçeklerle, şarıl şarıl akan pınarlarla ve canlı cansız varlıklarla barışık, uyumlu…

Bu Ağa, hayatla, doğayla ve de insani olan, tabii olan herşeyle uyumlu.

Bu Aga, Ağcaşar’ın Agası, Mehmedali Akgöz, pınarların bütün canlıların hayat kaynağı olduğunu bilir, o pınarları kaynağından kurutup borularla kendi evinin içine getirmekten hicap ederdi, utanırdı. Bu katilliğin, ona göre bu tabii katliamının bir başka bir adıydı.

Şimdikiler?

Böke gözünün birini açtı, yarım yamalak ’selamünaleyküm’ dedi. Ağa, baktı, Böke’yi tanıdı ve rahatladı.

Bu Böke Yusup, bizim Böke… hepimizin Böke’si. Binbogaların Bökesi…

Aleykümselam.

Böke’yle Ağcaşar’ın Ağası elele verdiler ve İgdemlik’e doğru yürüdüler.

Sagda, solda ve önde arkada armut, alıç, mammıx ağaçları.

İtler ürüyor, atlar, eşşekler, keçiler, inekler, boğalar ve kağnıya koşulu öküzler, koyunlar.

Murat çift sürüyor, korkulu. Korkusu emmioğullarından.

Bocular, ev bocuları…

Corukludan bir çıngıl, köye dalış yapıyor. Bir civcivi kapma dalışı.

Anaçlar gakliyor, kiyamet kopuyor. kanat çırpmaları ve.

Bizim Böke’yle Ağa İgdemlik’e yaklaşıyorlar. Sesizce, umutla.