Âşık FEZALÎ
Bütün Cihana
Seslenmek isterim bütün cihana
Aklı yetmez dil hakkını ne anlar
Cennet hürü gılman için yanana
Bülbül olmaz gül hakkını ne anlar
Zalimler düşürür halkları derde
Kökü kurusun çıkarlar her yerde
Aslında gerçek düşman bunlar yurda
Toplum sevmez yol hakkını ne anlar
Karanlık eller vurdu sustu yargı
Yarası büyüdü bulunmaz sargı
Her geçen gün artıyor böyle kaygı
Sağa yatar sol hakkını ne anlar
Seçimle tahtına oturan kişi
Soygunu yapmak olmuş onun işi
Sustuk sabır diye erittik taşı
Soyar halkı hal hakkını ne anlar
Fezalîm der hacim bulunur çare
Yeterki aldanma sağıra köre
Güven ver itikat ettigin yere
Faşist olan hür hakkını ne anlar
Âşık FEZALÎ mahsalını kullanan Haci Cırık, 1942 Yılında Maraş'ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu. İlkokulu Berçenek'te, Ortaokulu Afşin'de , Liseyi ise Maraş'ın Sanat lisesinde okudu.
Daha sonraki yıllarında Anadolu'nun değişik yerlerinde, Adana toprak su işleri, K.Maraş tekstil fabrikasında ve Gaziantep çimento fabrikasında toplam on sene işçi olarak çalıştı.
1971 Yılında yurtdışında Almanya'nın Berlin kentine yerleşti, burada 35 yıl zaman içerisinde Oransteın/Koppel firmasında, 27 yıl işçilik ve sendikacılık da aktif görevlerde bulundu. Şu anda emeklidir.
Haci Cırık, kültür evlerinde değişik görevlerde bulundu. AAKM cem evinin kurucu üyesidir. Şiir yazmaya Ortaokul sıralarında başlayıp, şiirleri değişik dergilerde yayınlanmaktadır.
***
Aelvi Kızılbaş Olmak Kolay mı ?
Hakiki müslüman biziz, diyenler
Alevi kızılbaş olmak, kolaymı
Rüya olur, yanlış gömlek giyenler
Alevi bektaşi olmak kolaymı
İslam geleli, onbeş asır oldu
Alevi insanla, birlikte doğdu
Evliya embiya, canlar sağ idi
Alevi kızılbaş olmak kolaymı
Arabın milli kariyeri islam
Irkçılık özüdür, verilir selam
Yerleşik halkının dilinde kelam
Alevi bektaşi olmak kolaymı
Anadolu özünde ali veli
Haykırış ruhlu, ağzında dili
Haksıza karşıdır, tanımaz kini
Alevi kızılbaş olmak kolaymı
Belinde kemeri, aslanla ceylan
İlm irfan gören, bu cana hayran
Aynı nazar der pirim, döner devran
Alevi bektaşi olmak kolaymı
Binlerce dinlere, peygamber geldi
Haksıza erenler, karşılık verdi
Yüzüldü asıldı, bu güne erdi
Alevi kızılbaş olmak kolaymı
Emevi, abbasi, osmanlı vurdu
Dağ orman olmuştu, alevi yurdu
Dört duvar içinde, semahlar kurdu
Alevi bektaşi olmak kolaymı
Korku belası, müslümanım diyen
Görülmez onlardan, yüzleri gülen
Sevgiyi var eder, gerçeği gören
Alevi kızılbaş olmak kolaymı
Emirle tek dilde aldı verdi selam
Yaşama hakkını, kendinde gören
Alnı açık yüzü aka, kırıldı kalem
Alevi bektaşi olmak kolaymı
Cennet vadisi hürü, gılman dolu
Bunun için kan, içer zalim kulu
Eğri kabul görmez, bektaşi yolu
Alevi kızılbaş olmak kolaymı
Abdesti alınmış, pirin huzuru
Hakikat nezdinde özümüz duru
Cananla candanız, severiz yari
Alevi bektaşi olmak kolaymı
Gönül verdik hakka, gitmeyiz haca
Ne hikmet bize, dua okur hoca
Neden bağlı kalmışız yoka hiçe
Alevi kızılbaş olmak kolaymı
Asya avrupa evrende ışık YOL
Fezalim der gerçeği oradan bul
Devrimci demokrat aleviler bir
Alevi bektaşi olmak kolaymı
Yorumlar
BERÇENEK KÖYÜ
by Anonyme - 03/27/2010 - 21:36
BERÇENEK KÖYÜ Asrın Pirsultanı Mahzuni'nin doğduğu köy, Berçenekte adı duyulmayan ama ölmez eserleri gelecek nesillere taşıyan şairlerle dolu bir köy Berçenek Bu yazımda bu şairlerden Haydar Kaya(ALADELİ) mahlaslı bilinen değerli insanın çok önemli oldukçada kısa ve öz sözünün içi dolu olan bir cümlesinden örnek vermek istiyorum. Sene 1950 yıların içinde Berçenek o yıllar kış yaz sohbet muhabbetlerin yoğun olduğu yıllardır. Köyde Cemlere herkeş katılır hiç ayrıcalıklar olmazdı,yani küçük büyük ve Alevi olmayanlarda bu cemlerde yer alırlardı. Sazlar Bağlama cura eşliğinde nefesler ve deyişler saatlerce söylenir,semahlar dönülür bu cemaate bulunanların birlikte çoşku ile yaşadıkları o günkü cemler bu günlerdeki cemlerde o günün coşkusunu yaşamak mümkün değil... herşey aşkla candan olurdu. Köy halkından Yakup Kul'un evinde cem kurulacağı komşulara bildirildi. O gün ceme gelmek istiyenler geldiler odada toplanıldı oturacak yer kalmadı. Sazlar çalındı semahlar dönüldü,sıra lokma dağıtım zamanı geldi ama nedense cem biraz daha uzatıldı biraz saz söz devam edildi,Lokmalar gelmedi. (ALADELİ)nin sabrı kalmamış olmalı ki, elinde curası hemen ayağa kalktı erenler bana müsade edin dedi ve yürüdü. Evsahibi ELİF Ana, "aman Haydar hele biraz daha otur lokmalar gelecek" dediysede ALADELİ,yi durduramadılar. (Aladeli odadan çıkarken erenler(Ben iki dilim kömbeye lokmaya kendimi mahkum edemem) dedi hadi bana müsade dedi cemaati terk etti. Bu anlamlı söz her cemaatte herhangi bir konuda Aladeli'nin dediği gibi derler misal verirler yani anarlar unutmazlar. Hani bir söz var (İnsan öldüğü zaman ölmez unutulduğu zaman ölür) denilir. Ben bunu durup dururken neden yazdım burdan nereye gelmek istedim? Bu güzel ülkemizde yaşamak ve evine bir dilim ekmek götürmek için aylardır kış kıyamet demeden direnen şerefli işçi sınıfı var. Haklı talepleri için direnen mücdeleleyi yürekten selamlıyorum. bu direniş bu direnen işçi sınıfını her zaman hatırlacaktır yani mücadeleleri yıllar geçsede yaşıyacaktır. Bu güzel ülkemizde başka anlayış içinde kendilerini kömüre. pirince ve sadakaya mahkum etmiş şükürcü ümmetçi insanlarda vardır. Gönül isterki bu insanlarda mahkumiyetten kendilerini kurtarsınlar. Kahrolası soyguncu,emeği ezen artı değerleri kendi yandaşlarına paylayan sistem yıkılsın. Binbir çiçek gibi bir arada barış içinde kardeşçe yaşayalım. YIKILSIN YETER Aç gözünü uyan artık uykudan Sömürü dünyası yıkılsın yeter Zulme karşı diren daha yakından Sömürü sistemi yıkılsın yeter Patron bey ağa baskısı yıkılsın Yoksulun belası beyleri bilsin Ezilenler hele bir el ele versin Üretmez yiyenler yıkılsın yeter Alın teri nimet üreten bizler Bizimle varolur baharlar yazlar Fezalim der hacim erisin buzlar Baş belası olan yıkılsın yeterŞİİR
by Anonyme - 09/28/2010 - 21:28
BÜTÜN CİHANA Seslenmek isterim bütün cihana Aklı yetmez dil hakkını ne anlar Cennet hürü gılman için yanana Bülbül olmaz gül hakkını ne anlar Zalimler düşürür halkları derde Kökü kurusun çıkarlar her yerde Aslında gerçek düşman bunlar yurda Toplum sevmez yolhakkını ne anlar Karanlık eller vurdu sustu yargı Yarası büyüdü bulunmaz sargı Her geçen gün artıyor böyle kaygı Sağa yatar sol hakkını ne anlar Seçimle tahtına oturan kişi Soygunu yapmak olmuş onun işi Sustuk sabır diye erittik taşı Soyar halkı hal hakkını ne anlar Fezalîm der hacim bulunur çare Yeterki aldanma sağıra köre Güven ver itikat ettigin yere Faşist olan hür hakkını ne anlar