Âşık Dursun Özdil
Dede Asırdan asırı görmeli dede Bu posta oturmak kolay değildir İlimi irfani bilmeli dede Her dedeyim diyen dede olmasın Cahil olan bu divana çıkmasın Bir zait görürse inkâr kılmasın Özü bir sözü bir olmalı dede Yıllardır dinledik aynı ögüdü Mekânımız zaten dağda köyüdü Taliplerin torunları büyüdü Nesillere birşey vermeli dede Kerbelâ'dan aldık biz bu yarayı Çok sürdüler yüzümüze karayı Okumakta bulacağız çareyi Üniversitelere girmeli dede Özdil'im baş tacı gerçek dedeler Bilmeyenler bir kültürü zedeler Bu yılda can vermiş nice erenler Serini meydana sürmeli dede
Gücenme sözüme gül yüzlü pirim
Âşık Dursun Özdil
1958 Yılında Maraş'ın Afşin ilçesine bağlı Kötüre köyünde doğdu. Türkülere, deyişlere ve saza ilgisi çok küçük yaşlarda başladı. Özdil, bu bilgiyi şöyle anlatıyor:"O zamanlar kışın köylere dedeler gelir ve cemler yapılırdı. Babam, o yörenin iyi saz çalanlarındandı. Güzel de âyetler söylerdi. Aynı zamanda cemlerde zâkirlik yapardı. Bu kültürden ve yaşam biçiminden etkilenmenden olsa gerek, daha sekiz yaşında saz çalıp türkü söylemeye başladım. O dönemde Afşin'de Âşık Penahi vardı, bu âşık benim saz ustamdı. Usta-çırak ilişkiyle saz çalmayı biraz daha geliştirdim ve ustamla birlikte bizim o yöreyi köy köy gezip, sazımız elimizde günlerce-haftalarca evlere konuk olup, saz çalıp türküler söylüyorduk."
İlkokulu köyünde bitiren Dursun Özdil, ondört yaşında Almanya'ya gitti. Burada "Özdiller Orkestrası" adıyla bir gurup kurup, çalışmaya ve müzik yapmaya devam etti. On yıl kadar devam eden bu çalışmalardan sonra, kendi şiirlerini türküleştirip, başka sanatçılarla Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde konserlere katıldı.
Gurbetin Göçü, Yıkılmasın İnsanlık ve Baba Derviş adlı üç kaset çalışması bulunan Özdil'in kızı Özlem Özdil de, halk müziği sanatçısıdır.
İçtoroslar'da Alevi-Kürt Aşiretler




