Alevi Kurumları İçerisinde Kimler Var
ABF ve Bileşenlerinin sorunlarının olup olmadığı ve varsa sorunların neler olduğu,çözüm
yolları nelerdir? Bunlar mutlaka masaya yatırılmalı ve sonuç elde edilinceye kadar mücadele edilmelidir.
Yirmi yıllık sürecin son sekiz yılında Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde örgütlü Alevilerin talepleri dillendirilirken diğer taraftan da Demokratik Alevi Hareketi dediğimiz Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri kurumlaşma konusunda ciddi mücadele vermektedir.
Ne yazık ki gelinen noktada gerek Alevi Bektaşi Federasyonu gerekse Bileşenleri olan yirmi sekiz şubesiz derneklerle çok şubeli diye tabir edilen Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri hala istenilen düzeyde değildir. İstenilen düzeyden kasıt, bir Alevi kurumunun olmazsa olmazlarıyla birlikte günün şartlarına göre olması gerekenler vardır.
Alevi kurumları içerisinde kimler var
Alevilik denince akla Dede-Pir-Mürşit,İlim,Bilim adamları,Ozanlar,Dervişler, yazarlar, çizerler,Sosyologlar,Antropologlar, Eğitimciler,İşadamları,Kadınlar,gençler…gelir.
Ama alevi örgütlerine baktığımızda ne yazık ki bu saydıklarımıza rastlamak mümkün değil. Halbuki Aleviliği tarif ederken İnançsal,Kültürel,Ekonomik,Siyasal,Sosyolojik bir bütünlük arz eden ve günün şartlarına göre kendisini yenilemesini bilen bir inanma biçimidir diyoruz.
O halde Alevi örgütlerinin en küçüğünden en büyüğüne kadar tamamında bu saydıklarımızın bulunması yada bulundurulması gerekir. Ama gelin görün ki bunları bulmak mümkün değil.
Koskoca Türkiye Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenlerinin hala ciddi bir yayın organı yoktur.
Avrupa’dan yayın yapan ve şimdilerde İstanbul ve Ankara’da stüdyolarını kuran Yol Tv ile bağı olmayan,yine Avrupa’da Almanca,Türkçe,İngilizce,Fransızca basılıp Avrupa’nın birçok ülkesine gönderilen Alevilerin Sesi dergisinin yayın kurulunun bir kısmının da Türkiye’den olmasına rağmen o dergi ile de bağının olmaması, AKD ve HBVAKV ortaklaşa çıkarttıkları Sürek dergisinin de zamanında çıkartılamaması,PSAKD nin dergisinin ne zaman çıkıp nerelerde dağıtıldığından dahi birçoklarının haberinin olmadığı gerçeğine Alevi Enstitüsünün varlığından hala birçok Alevi Dernek ve Vakıflarının haberinin bile olmadığı eklenince işte size Demokratik Alevi Hareketinin eksikliğinin tablosu
Aleviliğin merkezi kabul edilen Türkiye ve Türkiye’deki Alevi Dernek ve Vakıflarının büyük bir kısmı Cemevlerine kavuşmasına rağmen hala Dede bulmakta zorlanılmaktadır. Var olan dedelerin büyük bir kısmı da Aleviliğin dışına çıkarak alakasız bir Alevi öğretisinden, inancından ve kültüründen bahsetmektedirler. Cenaze hizmetleri dedelerden hocalara geçmiş ve Hocalar da Sünni hocalara taş çıkartacak cinsten hizmet verip dualar okumaktadırlar.
Alevilikteki tüm insanlara bir nazarla bakma anlayışına,hoşgörü anlayışına uymayan cümleleri adeta övünürcesine haykırmaktadırlar. “Allah Devletimizin kılıcını keskin eylesin..” diyerek Hünkarın “Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız” sözünü unutarak sadece birilerine şirin gözükmek için söylediklerini görmekteyiz.
Avrupa’da yıllardır var olan Dedeler Kurulundaki dedelere baktığımızda bunların tamamına yakınının doğum yerlerinin Türkiye olduğunu görmekteyiz. Ama Türkiye’de bir dedeler Kurulu oluşturulmuş değildir. Dedelerin büyük bir kısmı inançla görevlerini yapmaya çalışmaktadırlar ama örgütsüz,biribirinden habersiz ve biribirlerinden farklı uygulamaları sürdürmektedirler ve Alevi kurumları da buna seyirci kalmaktadır.
Aleviliği bu günlere taşıyan ve kimilerinin canlı kuran dediklerinin başında gelen sanatçılarımız,ozanlarımız ve aşıklarımız etkinliklerde,konserlerde,festivallerde varlar ama Alevi Kurumları içerisinde hiç yoklar. Bunların büyük bir kısmını siyasi partilerde aktif olarak çalışırlarken görürsünüz ama Alevi Dernek,Vakıf ve Federasyonlarına gelince “orada olmamız farklı anlaşılır..” diyerek geçiştirdiklerini görürsünüz.
Eğitimciler Aleviliğin neresindeler. Hani Aleviler eğitime özel bir önem verirlerdi, evet bireysel olarak eğitimi ihmal etmeyen Aleviler ve Alevi eğitimcileri Alevi Dernek,vakıf ve Federasyon bünyesinde görmeniz mümkün değil. Onlarca Akademik kariyeri olanlarla binlerce diyebileceğimiz Öğretmenler,müdürler,müfettişler neredeler.
Alevilerin büyük bir kısmı işçi yada memurdurlar. Bunların sendikaları vardır ve sendikaların çeşitli kademelerinde görev yapmış yada yapmaya devam edenler Aleviliğin neresindeler? (bir yada iki insan dışında)
Alevilikte kadın Erkek eşitliği vardı,vardır da ama Alevi kurumlarında değil Alevilikte varmış.
Yönetimlere baktığınızda bir yada iki kişi dışında kadını yönetici görmeniz mümkün değil. Delegeler arasında kadın sayısı soldukça az. Gençlik bunun neresinde diye baktığımızda bir iki ildeki gençlik komisyonlarının dışında birçok dernek ve vakıfta gençliği göremezsinin hele de Üniversite gençliğini neredeyse hiç göremezsiniz.
Alevilik konusunda onlarca kitap yazan,makaleler yayınlayan yazarlardan hiç birisini yönetimlerde,denetimlerde göremediğiniz gibi delege yada üye olarak dahi göremezsizin.
Alevi işadamları sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur ama onlarda ortalıkta yoktur. Korktukları,çekindikleri varsa bunun nedenleri yine yönetimlerle paylaşılmalı ve çözüm yolları aranmalı ama onlarda yoktur.
Bütün bu saydıklarımızın bulunmadığı Alevi Dernek,Vakıf ve Federasyonundan ne beklersiniz. Bunlar yoksa kimler vardır.
Birkaç inançlı ve bu yola baş koymuş insanlarla birde siyasi hesabı olanlar vardır. bunlarla da yada bu anlayışla da Alevi örgütlülüğü ancak bu kadar olur ve Devleti yönetenler de Alevi Açılımı,Çalıştayı adı altında kendileri için hazırladıkları ve adına Aleviler adına yapılan çalışma dedikleri projelerini hayata geçirme konusunda hiç de zorlanmazlar.
Yasaların parlamentoda tartışılması ve sorunların çözümü konusunda kaç Alevi milletvekili Derneklerle,Vakıflarla yada Federasyonla ortak çalışma yapmaktadır. Alevilerle yada Alevilikle ilgili Kanun teklifi verdiler mi yada verirlerken bu kurumlarla neleri paylaştılar. 633 sayılı DİB Kuruluş ve Görevleri Hk. Yasa 1.Madde. 2820 sayılı Siyasi Partiler yasası madde 89. yine 442 sayılı Köy yasası 2.maddesi,13 ve 14 maddesinden haberleri var mı?
4928 sayılı imar yasası 18 maddesi, 3402 sayılı Kadastro yasası 16/a maddesi ve en önemlisi 667 sayılı yasanın 1.maddesini bu siyasiler okudular mı acaba. Anayasanın 24.mad. bahsetmiyoruz artık. Bu yasaları göremiyorlarsa,Alevi kurumları ile tartışma gereği duymuyorlarsa o siyasiler kimler adına politika yapıyorlar tartışılır.
Katliamlar karşısındaki tavır
Madımak önüne kaç Alevi milletvekili örgütlerle birlikte geldiler yada kaç defa gelebildiler.
Çorum,Malatya,Gazi,Amasya ve Kahraman Maraş olayları ve bu olayları anma etkinliklerine kimler katıldılar? Kahraman Maraş olaylarını anma etkinliklerini hala Kahraman Maraş’ta değil Adana’da yada Kahraman Maraş dışında 40-50 km uzakta Narlı kasabasında hem de kapalı alanda yapmak zorunda kalınıyorsa bunların çözümü konusunda kimler Alevi kurumlarına yazılı öneriler yada toplantılara katılarak destek olma sözü verebildiler.
Yaz geldi çeşitli köy ve kasabalarda Festivaller ve şenlikler düzenlenecektir. Yukarıda saydıklarımın birçoğu bu etkinlikler için davetiye beklerler ve protokolde ön sıralarda yer almayı hesaplarlar. Ne yapacaklar oralarda? Sadece tatmin olacaklar.
Yapılan bir çalışma vardır. Serçeşme Platformu. Bu platforma herkesin mutlaka destek vermesi gerekir. Bu platform,yıllardır yan yana gelemeyen Alevi Dernek,Vakıf,Federasyon, Konfederasyonlarla,Dedeleri,Bilim adamlarını,yazarlarımızı,tüm yöneticileri bir araya getirmeyi hedeflemiştir hem de son derece önemli bir yerde Hacıbektaş’ta.
Anma etkinlikleri
Önümüzdeki süreçte o kadar çok etkinlikler var ki bunlar sayılmayacak kadar çoktur. Banaz etkinliği,2 Temmuz da Madımak,3 Temmuzda Çorum,16 Ağustos da Hacıbektaş,Malatya, Gazi,Kahraman Maraş anma etkinlikleri. Yapılacak etkinlikte öyle bir işbirliği yapılmalı ki 9 Kasım Ankara,8 Kasım Kadıköy mitinglerinden daha fazla katılımla sesimizi bir kez daha duyurmalıyız ki önümüze koyduğumuz taleplerimizi hayata geçirelim.
15.6.2010
abbastan@mynet.com
Nurhakdağı Sitesi