5/6 Eylül ve Utanç
Mehmet Saygılı
5/6 eylül 1955′te Türkiye’de “rumlar can,mal ve doğup büyüdükleri
topraklarını, türkler de (bir daha) insanlığını” kaybettiler.
200 000 kişilik gözü dönmüşler gürühü, derin türk devletinin örgütlü kışkırtmasıyla önceden tespit edilen gayrimüslim hane ve insanlara karşı saldırıya girişti.
Bahane, kılıf ve kök köcek listeleri çok önceden hazırlanmıştı.
Bugün Halaçoğlu’nun ağzından kaçırdığı veya tehdit olarak söylediği yüzbinlerce alevi kürd’ün ve kürd’ün hane ve adının tek tek yazılı olduğu ifade edilen listeler o zaman da varmış. Bu listeler saldırgan gürühun liderlerine ve idari amirlere önceden verilmiş, listenin dışına çıkılmaması da sıkı sıkı tembih edilmiş. Buna ait bir çok örnek var.
Katliamı hazırlayanlardan Cumhurbaşkanı Bayar, başbakan Menderes ve içişleri bakanı Zorlu’nun suçları 1961′de kendi ifadeleriyle tastik ve sabit olmasına rağmen “derin devlet” endişesiyle örtbas edilmiştir.
Kışkırtıcılık, o zamanın gazeteleri (başta Cumhuriyet) ve siyasi partileri, gençlik teşkilatları v.s. tarafından yapılmıştır.
Katliamın ertesinde suç, amerikan elçisinin tavsiyesiyle ’komünist’lere yıkılmış ve birçok yazar v.b. tutuklanmıştır.
Maraş katliamını bilenler hatırlasın ve hatırlatsın; senaryo ne kadar birbirine benziyor. Benziyor değil aynısı. Maraş’ta 15 gün önceden alevi ve kürd olanların evlerine gizlice bir çarpı işareti konmuştu.
5/6 eylül’ün üzerinden 52 yıl geçmiş, hatırlıyan yok gibi. Peki Maraş’ı da üzeri küllenmeye bırakıp unutturalım mı?
Ben bütün bunlara HAYIR diyorum.
(Konuyla ilgili belge ve bilgiler çeşitli internet sitelerinde bulunabilir. Benim amacım duygularımı belirtmek ve olayı hatırlatmaktır.)