Skip to main content

02 Temmuz

02 Temmuz

Mehmet Saygılı

Günü, yılı hiç önemli değil. lazecivekeji_usen1.jpg
Her günümüz acı, her yılımız katliam.
İsterseniz sayın; Maraş'ı, Sivas'ı, Çorum'u, Kayseri'yi ve hepsini.
Dersim'i, illa da Dersim'i unutmayın. Beni dinlerseniz hiç birini unutmayın.
Ben unutamıyorum: 1971'ın nisan ayıydı. Ben Ovacık'taydım. Bir gün Ape
Gülabi beni alıp Tunceli'ne yakın karanlık (les) deresine götürdü. Karşı
yamaçta 'dere'yi işaret etti ve kendisinin de tanığı ve kurbanı olduğu olayı
anlattı.
"Yanan kadın kız, çoluk çocuğun ve ihtiyarlarımızın kanı, yağı aktııı ...
Munzur'a kavuştu". derken sesi çatallaştı. İşte o zaman akıl edip yüzüne
baktım. 1938'den 1971'e, 33 sene sonra bile gözyaşları uzun aksakallarının
ucundan toprağa ince bir pınar misali, sessizce akıyordu.
Evet damlamıyordu, ince bir ip gibi akıyordu. Kendisi zalimin zûlmune
alışmıştı. Ama benim yüregimi yakıyordu.
İnsanı, insanın bir kısmını alevidir, hristiyan, gavur ermenidir veya
kürd'tür diye yok eden insan suratlı canavarlar (kendilerine ne ad
verirlerse versinler) unutulmamalı ve yok edilmek istenenler, edilenler de
hiç, ama hiç unutulmamalıdır.
O dost canlar, cayır cayır yandılar.
"Ben yanmazsam
Sen yanmazsan
Kim çıkaracak aydınlığa
Karanlıkları?"
 Yavuz Sultan bilmem ne, katleylemiş onbinlerce aleviyi. Ve Yavuz olmuş...
Sivas... Evet Sivas'da cayır cayır yakılan insan canlar. Herbiri çağının
sesi olan canlar, sözü olan canlar.
Uçağa binmeden kısa bir süre önce duymuştum haberi. Ve Ape Gülabi'yi bir
daha hatırlamıştım. İnanılmaz. Dini renklere bürünmüş azılı faşizmin
vahşeti. Tüylerimiz diken diken de olsa köklerine köceklerine inip insan
olmanın, insan kalmanın onurunu düşünüyoruz.
Neylersiniz? Aynı linç kültürü sorgusuz sualsiz devam ediyor. Hem de arsızca
ve de namussuzca..
Sivas'ta yakılarak katledilen can/insanlarımızı yeniden anıyorum. Ve faşizmi
lanetliyorum.