Çözümsüzlük
Ali EKBER
Bu gün Amed de yapılan barışçıl,sivil protestolarda 23 yaşındaki üniversite öğrencisi
Aydın Erdem AKP binasında sıkılan kurşunlar sonucu hayatını kaybetti.
Tam 9 gündür,çocuklar,köprülerden atılıyor,işkencelerden geçiyor,ses yok.
Kadınlara hakaretler ediliyor,yerlerde Kürt kadınları sürüklenmeye başlandı ses yok.
Kürtlere karşı yine top yek ün bir savaş,saldırı konsepti başlatıldı,ses yok.
Bu sessizliğin nedeni;Türklerin kırmızı çizgilerini,Kürtler çok zorlamışlar,nedeni bu.
Kürtlere yönelik “açılım” “çözüm” “haklar” dan belli bir zamandan beri söz edilmesine rağmen yine Onur Öymenin söylediği gibi “Kürtlerin anlarının” ağlatılmaya başlandığını günlere gelindiğini görerek üzüntülerimizi belirtelim,bu katliamı şimdilik protesto edelim.
Hep Kürtlere karşı imha hareketi bizzat Kürtlerin belli bir kısmı tarından onaylandığı için,bu onay devlet güçlerini imha hareketinde daha da cesaretlendirmektedir.
Demek ki daha önceki tespitlerimiz doğru çıkıyor” Güney batı gelişen son 30 yıllık Kürtlük” mücadelesinden ne yazık ki nasibini alamamış.
Bu nedenle de çok zamanları devletin katliamlarını neredeyse “onaylayan” yazılara rastlamak mümkün oluyor.Bölgemizde birkaç kalemin dışındakiler halen bu işin “kendilerine pek dokunmayacağını” düşüp ona göre devleti ürkütmemeye,incitmemeye çalışıyorlar.
Oysaki tarih hepte en çok bu kesimlerin ağır darbeler aldığına şahittir.Çünkü diğerleri karşı olduğu için karşı olduğu güce karşı,bir çok tedbirleri de söz konusudur.
Şimdi elbette Kürtlerin istemi bu değil ama çatışmalar Türkiye’nin en büyük şehirlerinden tutalım en küçük yerleşim yerlerine kadar sıçramış durumdadır.
Belli bir kesimler her türlü yolla (barıçı,demokratik) Türk devletine karşı mücadele yürütüyorlar.
En başta demokratik yollar sonuna kadar denenmesine rağmen bir sonuca gidilemeyeceği sanki açık kendini belli etmiş gibidir.
Yine son şehir çatışmalarıyla birlikte Türk devleti ne kadar askeri gücü varsa Kürt dağlarına göndermeye,bombalatmaya da başlamış oldu.
Ne var ki,bu çatışmalara,operasyonlara alışkın olan Kürtlerin çokta fazla umurunda değildir.
İstediği kadar savaş uçaklarıyla Kürt bölgesini bombalatsınlar,hiçbir sonuç alamayacaklardır.
Hava saldırılarıyla bir sonuç alınabilseydi şimdiye kadar çoktan alınmış olurdu.
Şayet yalnız hava saldırıları bir savaşı kazanmaya yetseydi Amerika Vietnam’da yenilmiş olmazdı. Kürt sorunu diye bir şeyde kalmazdı.
Önemli olan son bağlanan umutların yerini yine savaşa bırakmamasıydı.
Barış umutlarının yeniden savaş tamtamlarıyla sona erdirilmemesiydi.
Elbette burada herkes zarar görecektir,fakat Kürt eski Kürt değildir bunu herkes biliyordur.
Artık Kürtlerin “analarını ağlatarak” istedikleri amaca ulaşmaları mümkün gözükmüyor.
Son sürecin tam içerisindeyiz,bu süreci iyi gözetleyenler Kürtlerin hiçbir hatasının olmadığını çok iyi biliyorlardır.Demokratik,barışçıl gösteriler yapılmıştır.
Katliamlara alışmış bir devlet yapısı,karşılaştığı siyasi ve sosyal sorunları zor yöntemiyle yok etmeye çalışıyor.Burada başarı şansı hiç yok gibidir.Bu stratejik olarak böyledir,her tarafı dağlarla çevrili,dünyaya dağılmış bir Kürt halkı kendisini boğazlattırmayacaktır.
Yine gelişecek olan savaşın acı maddi ve manevi maliyeti Türk emekçilerine ödettirilecektir.
Türk demokratları,devrimcileri,ilericileri elbette Kürtlerin yanındadırlar.
Fakat bu çok cılız kaldığı için Türk devletine karşı bir yaptırım gücü olamıyor.
Nerede kaldı o barış isteyen,Türk ve Kürt halklarının ortak mücadelesini savunan güçler.
Ne zaman harekete geçecekler,güçlerini ne zaman kullanacaklar?
Kürtler bittikten sonra bir dayanışma dan bulunulacaksa,hiç gereği yok.
Şu kadarını söyleyelim,Amed başka yerlere hiç benzemez,Amed barış şehidini bu gün vermiş oldu.Bunun dedeli Türk devleti için ağır olacaktır.
Kurtuluş savaşının ilk başlatıldığı kent Amed de bu gün Aydın Erdem katledildi.
23 Yaşında Üniversite Öğrencisi.
Bunun hesabını Türk devletinin çok ağır ödeyeceğini belirtmekle yetinelim.
Gelecek Günler çok ağır,safların netleştiği günler olacaktır.
06.12.2009 /Ali Ekber