Category: Röportaj

Ali Köylüce ile söyleyişi…

Ali Köylüce ile söyleyişi…

Ezeli Doğanay, ” Alevi yazarlar Aleviliği anlatıyor” yazı dizisinin onbirincisinde  Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) önceki Eş Başkanı Ali Köylüce ile bir söyleyişi gerçekleştirdi.

akSöyleyişinin tamamı şöyle:

Sayın Köylüce siz uzun yıllar KAB (Kürdistan Aleviler Birliği) içinde görevler üstlendiniz yöneticilik yaptınız. Öncelikle kurumun oluşum ve gelişim sürecini anlatır mısınız?

1990 lı yıllara girdiğimizde T.C nin, Alevi toplumu ve inancı üzerinde, Türk-İslam sentezine dayalı yoğun bir Asimilasyon faaliyeti başlatılmıştı. Bunun en büyük nedenlerinden biri 1980 askeri Cuntası ile ve sonrasında yok edilemeyen Kürt özgürlük mücadelesiydi. Devamını oku

Ayrılmaz, Tunç ve Yeşilgöz ile Dersim katliamını konuştuk

Ayrılmaz, Tunç ve Yeşilgöz ile Dersim katliamını konuştuk

Dersim soykırımının ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının yıl dönümünde Dersim’de, katledilenler için Seyit Rıza Meydanında anma etkinlikleri yapılıyor. Katliamının yıl dönümü dolayısıyla Dersim Araştırmalar Merkezi’nden Hüseyin Ayrılmaz, Ferhat Tunç ve Selman Yeşilgöz PİRHA’ya konuştular. Uc

Ayrılmaz, Tunç ve Yeşilgöz, 4 Mayıs’ı hazırlayan süreci, Dersim’de gerçekten bir isyan oldu mu? şeklindeki sorularımızı yanıtladılar.

Neden 4 Mayıs? 4 Mayıs’ı hazırlayan süreç neydi?

Hüseyin Ayrılmaz: 4 Mayıs’a gelmeden önce birkaç şeyi söylememiz gerekiyor. O da şu: Dersim’e karşı zaten devletin bir hazırlık süreci vardı yani 1925’ten itibaren hazırlanan raporlar, zaman kazanma, Dersim aşiretler içerisindeki devletin çalışması, 1935 yılında Tunceli kanununun çıkarılması, 1936 yılında silahların toplatılması. Hepsi bir program dahilinde 1925’ten itibaren başlayan bir çalışmanın adım adım uygulanması olarak değerlendirmek gerekiyor. 1936’da silahları topladıktan sonra direk bir müdahale için devlet bir bahane arıyordu bana göre. Şimdi burada resmi görüşün öne sürdüğü bir şey var o da şu: Devamını oku

Elimizde bir tek AĞITLAR kaldı

Elimizde bir tek AĞITLAR kaldı

Dersim’in dününü bugüne taşınan ezgileri bağlamasıyla kulaklardan yüreklere taşıyan isimlerinden Mikail Aslan, ağıtları tarihten günümüze kalan yazıtlar olarak tanımlıyor ve ekliyor: Ağıtlar elimizde kalmış son yazıtlardır…a

Kürdistan topraklarının dört bir yanında acıların en büyük çığlığı olan ağıtlar dünden bugüne yükseliyor. Bu ağıtların en güçlü yükseldiği, « kıyamet » diye tanımladıkları Dersim Tertelesini yaşayanların haykırışları bugün işte o ağıtlarla kulağımızda, yüreğimizde yer etmeye devam ediyor. Devamını oku

Maraş Yaşam Platformu Avukatı Mehmet Çarman ile söyleşi – Özcan Bozoğlu

Maraş Yaşam Platformu Avukatı Mehmet Çarman ile söyleşi

Çarman: “Maraş Pazarcık bölgesinde Kürt ve Alevi köyleri yakınlarında 374 dönüm üzerinde 25 bin 40 kişilik AFAD mülteci kampı kurulmaktadır. Hukuk dışı bir kararla sözleşme imzalandı.“

aAvrupa´da “Maraş Yaşam Platformu“nun daveti üzerine bir takım bilgilendirme panellerine katılan Maraş Yaşam Platformu Avukatı Mehmet Çarman Stuttgart´ta da katıldığı bilgilendirme panelini sonrası, Maraş Pazarcık bölgesinde yapılması planlanan 25 bin 40 kişilik AFAD kampı ile ilgili gelişmeleri Avrupa Forum’a değerlendirdi. Devamını oku

« O kamp 1915 zincirinin son halkası »

« O kamp 1915 zincirinin son halkası »

« İnanılmazdı. Elimle duvardaki yazıya dokunarak gözlerimi kapatıyordum. Gözyaşlarımı tutmaya çalışıyordum. Taşların verdiği enerji ile ilk kez orada tanıştım. Burası 33 üyesi öldürülen Der Bedrosyan’ın eviydi. Orası kesinlikle aileme aitti… » Ermeni fotoğrafçı Norair Chahinian, Sao Paulo’dan Urfa’ya uzanan hikayesini Radikal’e anlattı.

201505170650_SERDAR1Kelimenin tam anlamıyla dünyanın bir ucundan, Brezilya’dan Sao Paulo’dan geldi. Önce ailesinin, ardındansa tüm Ermenilerin köklerinin bulunduğu şehirleri gezdi. Fotoğrafçı Norair Chahinian, 2012’den beri yaptığı Anadolu gezilerinin hasadı olan fotoğraflarını hem Aras Yayıncılık’tan “Boşluğun Gücü” adıyla kitaplaştırdı, hem de, Tophane’deki Depo’da 31 Mayıs’a kadar sürecek bir sergiye dönüştürdü. Devamını oku