Category: Ali ERDOĞAN

Türk İslam Cumhuriyeti’ne doğru! Ali ERDOĞAN

 

Türk İslam Cumhuriyeti’ne doğru!

aAli ERDOĞAN

Bir hafta önce, Milli Eğitim Bakanı, yeni eğitim müfredat programını açıkladı. Programı dinledikçe İran ve ya Suudi Arabistan’da olduğumu sandım. O devletlerin yaşam şekillerine uygun bir müfredat programıydı. Oysa ki, Anayasamızda: “Türkiye Cumhuriyeti, Laik Sosyal bir hukuk devletidir” der ve ilgili maddelerin de “Tüm vatandaşlar, kanun karşısında eşit ve mahkemeler karar vermedikçe herkes masumdur” derdi. Şimdi ise eşit olmadığı emareleri görülüyor.

Müfredat programında Evrim Teorisi tümden çıkarılmış. Onun yerine: Cihat, Cin ve Hurafeler kavramı konmuş. Geleneksel olarak, İslam devletlerinde, din ile bilim arasında Ortaçağ’dan beri çatışma olagelmiştir. Nedense günümüz Türkiye’sinde dine dayalı bir yaşamın inşası için AKP hükümeti tüm olanakları ile çalışıyor: Vali atamasında, tekbir sesleriyle vali makamına götürülüyor. Tesettür ilk okullara kadar indiriliyor. Bu uygulama okul gösterilerinde uygulanıyor. Daha ileri gidilerek, Cami İmamların nikah kıymaları için T.B.M.M yeni bir yasa sunuluyor. Devamını oku

Siyaset Mecliste yapılacaktı! Ali ERDOĞAN

Siyaset Mecliste yapılacaktı!

aAli ERDOĞAN

Demokrasiyi özümsemiş ülkelerde parlamento vardır. Kuvvetler ayırımı, olmazsa olmaz koşuludur ve muhalefet vardır. Yönetimde bir antidemokratik durum görüldüğünde, muhalefet hükümeti çeşitli demokratik yollarla mecliste eleştirir. Mecliste yollar kapalı ise, muhalefet gurubu bu olumsuzlukları sokakta halka anlatır. Halkı bu mücadeleye ortak eder.

Başta CHP olmak üzere tüm muhalefet, Ankara’dan İstanbul’a kadar günlerce süren bir yürüyüş yaptı, ADALET İSTİYORUZ diye. Eğri oturup doğru konuşalım, CHP, CHP olalı böyle bir muhalefet yapmadı. Zaman zaman eleştirdiğim Sayın Kılıçtaroğlu başta olmak üzere bu eylemde emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım.

Şapkamızı önümüze koyup, vicdanımızın sesine kulak verirsek; uluslararası kurumların ülkemiz için yayınladıkları raporlarına baktığımızda, ülkemizden adaletin olmadığını ve kuruluşlardaki üyelik statülerimizi donduracaklarını – askıya alacaklarını beyan ediyorlar. Devamını oku

Suç işlemeye devam edeceğiz! Ali ERDOĞAN

Suç işlemeye devam edeceğiz!

aliAli ERDOĞAN

Maksadımız, hiç kimseyi eleştirmek değil. Sadece, görsel ve yazılı basına akseden bazı konuları tekrar bilgilerinize toplu halde sunmaktır. Eleştiri görevini yerine getiren yazar ve muhabirlerin başlarına neler geldiğini tüm dünya biliyor.

Mayıs ayındaki NATÖ zirvesine katılan pek çok lider tarafından dile getirilen: “Türkiye’de gazeteciler ve basın mensupları cezaevlerinde ve sayıları 200’e varmış, bizim gazetecilerimizi bırakın” dediler.

Çocukların ekmeğini yeniden kazanmak için açlık grevine girdiği için tutuklandılar. Mediha ve Gökmen’i tutuklayan hakim, Fetö’cü gazeteci Keneş’i tahliye ettiği hakim. O gazeteci şimdi firarda. Bizler bu konuları kaleme alırsak, hükümeti eleştirmiş ve suç mu işliyoruz? Sanmıyorum. Devamını oku

Ortadoğu Halkları’n yazgısı mı?Ali Erdoğan

Ortadoğu Halkları’n yazgısı mı?

aliAli Erdoğan

Genellikle Ortadoğu ülkelerin halkları kadere inanırlar. Kuran’da “hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine” dair bir ayet var. Ve kişinin yaşam serüveni de önceden yazılmıştır denilir. Bu nedenle yöneticilerimiz, 300 kişinin can verdiği Soma faciasında “Bu ölüm şekli “fıtratın” da vardı” diyorlardı.

Sevgili okurlar, Ortadoğu ülkelerinden kanın akmadığı gün yoktur sanırım. ABD Başkanı Donald Trump, ilk Suudi Arabistan ziyaretinde 350 milyar dolarlık anlaşma imzalamış. Bunun 110 milyar dolarlık kısmı ile ABD’den silah alacak. Bu silahlarla Kolera ile mücadele eden Yemen’e bomba yağdıracak Suudi Kıralı Selman. Demek ki, Yemen Halkı’nın “fıtratında” Selman’ın bombaları ile ölmek varmış(!) Devamını oku

AKPM Neden Türkiye’yi Denetim Sürecine Aldı?

AKPM Neden Türkiye’yi Denetim Sürecine Aldı?

Ali ERDOĞAN

aliBir okul, yeni öğrenciyi okula alırken, kendine has bazı kuralları vardır. Yeni öğrenci adayı bu kuralları yerine getirdiği an okula kaydını yaptırır. Olay bu kadar net.

Özünü Roma Hukuku’nda alan Avrupa ülkeleri bir araya gelmişler, bir birlik kurmuşlar adına AB demişler. İnsan hak ve onurunu öne alan bazı kriterler (Kopenhag) koymuşlar. Alevilikte Musahiplik kurumu var. Orada Musahip olandan biri ekonomik bakımından zayıf düşerse, öbür Musahip mecburen yardıma koşar. Keza bir suç işlerse, öbür Musahip de suçlu sayılır. Mansur Darı’nda (Halk Mahkemesinde) yargılanır. Burada da üyelerden biri ekonomik sıkıntıya düşerse, AB o üye devletine yardım eder.

Türkiye, bu birliğe üye olmak için takriben 50 yıl önce müracaat etti. Yıllar sonra kapı aralandı ise de, istenilen kriterleri yerine getirmedi. Öyle ki, 13 yıl önce AB Türkiye’yi denetim sürecine aldı ve ödevlerini yerine getirmesi için ikaz etti. Devamını oku