ana

Alevilerinin Gizli Payitahtı Elbist...

Alevilerinin Gizli Payitahtı Elbistan! Coğrafi Konumu, Demografik Yapısı ve Alevi Toplumsallığındaki İklimi Etimolojik Çerçeve Elbistan adını...

ak

Yezda’nın trajedisi

Yezda’nın trajedisi Metin Aktaş, romanında Êzidîlerin yaşadıklarını ve DAİŞ zulmünü anlatırken, insan üstü kutsal tabulara dönüşmüş inançların, gel...

hdp

Açık Çağrı:  » Bende HDP...

Açık Çağrı: " Bende HDP'liyim" diye seferberlik ilan edilmeli Özcan Bozoğlu HDP, AKP devletinin tutuklama furyasını boşa çıkarmak için Ülke gen...

par

Elim kırılsaydı….!

Elim kırılsaydı….! Ali Erdoğan Evrensel demokrasiyi özümsemiş, parlamenter sistemle yönetilen ülkelerde, Anayasalar değiştirilirken; öncelikle t...

Alevilerinin Gizli Payitahtı Elbistan!

Alevilerinin Gizli Payitahtı Elbistan!

Coğrafi Konumu, Demografik Yapısı ve Alevi Toplumsallığındaki İklimi

Etimolojik Çerçeve

anaElbistan adının etimolojik kaynağı hakında bir çok önermeler bulunmaktadır. Bunlar içinde en köklü değerlendirmeyi Leyla Umar’ın çalışmasında görmekteyiz. “En eski adı “Ablasta” idi. Bundan “Ablastha, Ablastauan, Ablistan” biçimleri çıktı ve sonuncusundan da “Elbistan” biçimi oluştu. Ablasta adının Ahl(a)Asta ögelerinden türetildiği  anlaşışıyor. Astra’nın Luvi dilinde ve  ardılı dillerde “Akıntı, Akarsu” yu anlattığını görmüştük. Gerçekten de Elbistan’ın içinde Ceyhan’ın başlangıç kollarından biri, Sögütlü çayı geçer. Devamını oku

Yezda’nın trajedisi

Yezda’nın trajedisi

Metin Aktaş, romanında Êzidîlerin yaşadıklarını ve DAİŞ zulmünü anlatırken, insan üstü kutsal tabulara dönüşmüş inançların, gelenek göreneklerin yarattığı çılgınlığı, Yezda’nın trajedisiyle birlikte gösteriyor. yez

Yezda, yüzyıllar boyunca süren Kürtlerin trajedisinin bir başka ülke topraklarındaki devamıdır. Yezda romanı, DAİŞ tarafından Şengal dağlarında esir alınan Êzîdî Pirinin kızı olan Yezda’nın trajedisini anlatır. Bu romanı bir yazar olarak yazarken yazdığım her sayfada gözyaşlarım vardır. Okuyanlarda da bu derin hisler vardır. Çünkü yaşananlar hiçbir insan vicdanının kabul edemeyeceği şeylerdir. 

Bir inanç, düşünce, siyasal iktidar ve ekonomik menfaat uğruna insanlara bu kadar büyük dayanılmaz acılar yaşatılmasının günümüzde ne kadar korkunç bir şey olduğunu anlatmak istedim.  Devamını oku

Açık Çağrı:  » Bende HDP’liyim » diye seferberlik ilan edilmeli-Özcan Bozoğlu

Açık Çağrı:  » Bende HDP’liyim » diye seferberlik ilan edilmeli

hdpÖzcan Bozoğlu

HDP, AKP devletinin tutuklama furyasını boşa çıkarmak için Ülke genelinde başta tüm vekil ve Eş Başkanları olmakla beraber HDP’ ye Oy vermiş tüm herkes kendilerini HDP’li olarak şikayet edip Polis karakoluna akın etmelidirler. Aydınlar, yazarlar, sanatçılar topluma hitap eden her birey bu zülme DUR demeli.
Yurt dışında 260 bin HDP’li hemen uçaklara akın edip Türkiye’ye gitmeli.
Her gün alanlarda bağırmak yerine Pratikleşmeli.
Pratikleşmeli ki, AB ülkeleri bu diktatörlüğe ve bu soykırama artık DUR demeli. Mültecilerin Avrupa’ya akın ettiği gibi Tüm Savaş karşıtları da Türkiye’ye akın etmeli. « Savaş’a ve Diktatörlüğe #HAYIR, Barış’a #EVET » demek için iradeye sahip çık. Devamını oku

Elim kırılsaydı….!

Elim kırılsaydı….!

aeAli Erdoğan

Evrensel demokrasiyi özümsemiş, parlamenter sistemle yönetilen ülkelerde, Anayasalar değiştirilirken; öncelikle toplumsal mutabakat aranır. Üniversitelerden, Barolar ve Tabipler Birliğinden, Yüksek yargı organlarından; Sanayi Odalardan, İşçi Federasyonlardan, … ve Akademisyenlerden görüş alınır; Olağanüstü hallerde değil, başta yaşam özgürlüğün ve diğer özgürlüklerin güvence altında olduğu bir ortamda hazırlanır. Mecliste hiç bir kısıtlamanın olmadığı bir ortamda enine boyuna tartışılır ve meclisin onayına sunulur. Tüm toplum kesimlerini kucaklayacak bir metin çıkarılır. Yoksa, kapalı kapılar ardında sadece bir kişinin sultanlığı için hazırlanmaz. Devamını oku

Bir barış neferini kaybettik! / Ali Erdoğan

Bir barış neferini kaybettik!

aeAli Erdoğan

Doğanın değişmeyen yasasıdır: Her canlı doğar, büyür, gelişir; kendi benzerini üretir ve günü geldiğinde dünyaya gelmemişçesine çekip gider. Geriye sadece topluma bıraktıkları kalır. Ya lanetlenir, ya da O’ndan söz edilirken minnetle anılır.

Pir Ali Haydar Cilasun’dan söz ediyoruz. Aramızdan Aralık’ın son günlerinden ayrılmış. Ben basından duydum. İçim burkuldu. Londra’ya geldiğinde bana misafir olurdu. Sohbetlerimiz uzun sürerdi. Ayaklı bir kütüphaneydi. Adeta bir hazineydi. Bir daha ne zaman misafirim olacaksınız sorusunu sormadan edemezdim. Almanya’ya uğradığımda da mutlaka görür, elini öperdim.  Devamını oku